4.19.2003

Ýstiklâl Marþý... Tam

"Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve þartlarýný düþünmeyeceksin"
..

“Bütün anlaþmazlýklarý ortadan kaldýrmalýyýz. Ve silâhlarýmýzý memleketimizi bölmek isteyen düzenbazlara çevirmeliyiz. Bu çaðrýyý dinlemezseniz piþman olacaksýnýz. Dinimizin, imansýz düþmanlarýmýzýn vaadlerine güvenmeyiniz!...

"Hakka inanan mücahitler yakýnda Arap dindaþlarýnýn misafiri olacak ve düþmaný dört bir yana daðýtacaklardýr. Dindaþ gibi yaþayalým.
Düþmanlarýmýz kahrolsun!"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder


..

“Savaþ sadece teknoloji deðil, ondan çok daha fazla olmak üzere irade iþidir.

Saðlam bir kafa, dünyaya net bir bakýþ açýsýyla silâhlanmýþ çelik gibi irade ister.

Bu irade Born Again Christian mezhebine baðlý Bush’la, ýrkçý rahiplerin adeta fetva verdiði Blair’in “iþgalci misyon ordusu”na karþý kaderleri tekbir Ýstiklâl Savaþý’nda birleþen bölgemiz Milli Kuvvetlerinde fazlasýyla mevcuttur”
..

“...’Irak insanlýðýn gözleri', Baðdat o gözlerin kalbidir... Kalbimiz yerli yerinde. Dokusu kuvvetli, vuruþlarý saðlam.”


Ýstiklâl Savaþýnda 31. Gün

Milli Kuvvetlere

Son geliþmeler hakkýnda


1- ABD-Ýngiltere-Anzak saldýrýsýnýn baþladýðý 20 Mart sabahý lideriyle partisiyle görev baþýnda bulunan yönetim, Irak Cumhuriyeti Devleti’nin meþru yönetimidir.

-Ahlâken böyledir. Zira meþru yönetim ABD-Ýngiltere’nin baþýný çektiði iþgal güçlerine karþý askeri, siyasi, hukuki, her sahada savaþmýþtýr, savaþmaktadýr.

-Siyasi olarak böyledir. Zira Irak halký ABD-Ýngiltere’nin “Millici, baðýmsýzlýkçý, vatansever yönetimi devirmek için kargaþa çýkarýn, bizim iþgalimize boyun eðin, özgürleþin” kýþkýrtmalarýna uymamýþ, ülkenin belli noktalarýndaki geleneksel iþbirlikçi unsurlar hariç, hangi kökenden olursa olsun, tek bir millet halinde, ordusuyla, partisiyle, yönetimin etrafýnda bütünleþip, savaþmýþtýr, savaþmaktadýr.

-Mevcut uluslar arasý hukuka göre de böyledir. Zira Irak Cumhuriyeti Devleti BM üyesi bir ülkedir. 28 Temmuz 1945 yýlýnda zamanýn ABD Baþkaný Truman tarafýndan imzalanýp, ABD Senatosunda 2’ye karþý 89 oyla onaylanmasýyla birlikte, yapýlmýþ ve yapýlacak olan uluslar arasý anlaþmalarýn kendisinin üzerinde olduðunu, baðladýðýný bildiren Amerikan Anayasasýnýn halen yürürlükteki 6. maddesi hükmünce, ABD’yi hem iç hukukunda hem de uluslar arasý iliþkilerde baðlayýcý en üst kanun derecesine yükselen BM Sözleþmesine göre, kendi sýnýrlarý dahilinde hükümran bir devletin yýkýlmasý, rejiminin deðiþtirilmesi, (hiç biride Amerikan-Ýngiliz-Anzak iþgal güçleri tarafýndan görevini yerine getirmesine engel olunan meþru Irak yönetimi için söz konusu olmayan) istisnai durumlar hariç, meþru deðildir.


2- Meþru yönetimin görevini yerine getirmesini cebren ve hileyle engelleyen iþgalci güçlerin yol açtýðý mevcut “fiili durum”un adý, “iþgal”dir. Ýþgal, hiçbir bahaneyle meþrulaþtýrýlamaz, kalýcý hale getirilemez, 20 Mart sabahý görev baþýnda bulunan meþru yönetime iade edilmedikçe, sona ermiþ kabul edilemez.

-Baþta ABD-Ýngiltere olmak üzere, saldýrýnýn baþladýðý 20 Mart sabahý Irak’ta görev baþýnda bulunan meþru siyasi iktidarýn görevini yerine getirmesini engelleyen iþgalci ülkelerin Irak Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilindeki varlýklarý ve “Irak’a demokrasi getirmek... Irak’ýn geleceðini þekillendirmek” gibi uydurma gerekçelerle, “Irak’ýn yeniden yapýlandýrýlmasý” adý altýnda, petrolü yaðmalamak, ülkeyi Merkezdoðu’nun bütününe, Asya’ya doðru muhtemel saldýrýlar için üs olarak kullanmak maksatlarýna hizmet edecek bir kukla rejim kurmak için yürüttükleri bütün faaliyetler kanundýþýdýr.

-Irak topraklarý üzerinde, kanun dýþý konumdaki bu ülkelerin, Geneva Anlaþmasýnýn “iþgalci ülkeler”e yükledikleri sorumluluklar haricinde, hiçbir surette iradesini temsil etmedikleri Irak halký adýna, yasama, yürütme, yargýlama haklarý yoktur.

Baþta ABD-Ýngiltere olmak üzere, Irak Cumhuriyeti topraklarý üzerinde, siyasi iktidarýn görevini yerine getirmesini engelleyen iþgalci düþman konumundaki bu ülkeler, onlara “iþgalci ülkeler” olarak geçici sorumluluklar yükleyen Geneva Anlaþmasýný ve Irak’a yönelik saldýrýya imkân vermeyen 51. maddesini çiðnedikleri BM Sözleþmesini, bu sözleþmenin baþka maddelerini istismar yoluyla;

a- 20 Mart sabahý Irak’ta görev baþýnda bulunan meþru siyasi iktidarý kanun dýþý ilân etme, yöneticileri hakkýnda takibatta bulunma kanun dýþýlýðýna,

b- Kendi kanun dýþý konumlarýnýn meþrulaþtýrýlmasýna,

c- Ceplerinde her sabah okuduklarý Bush için yazýlmýþ dualarýn bulunduðu özel olarak hazýrlanmýþ “yeni-incil”ler taþýyan Amerikan misyon ordusunun vatansever Baðdat halkýnýn hücumuna karþý tanklarla duvar gibi çevrelediði bir meydanda, Born Again Christian adlý mezhebin denetimi altýndaki Waþington’daki “meczup”larla Pentagon’un sahnelediði “Berlin Duvarý yýkýlýyor” adlý “Müsamere”de, açýlarý ayarlanmýþ televizyon görüntülerinde, kameralara el sallayýp, dans eden özgürlük sarhoþu yüz binlerce Baðdatlý rolünü oynayan iþbirlikçilerle benzeri gruplarýn “geçici hükümet kurma” adý altýnda yürüttükleri kanun dýþý faaliyetlerin, tek cümleyle iþgalin yol açtýðý “fiili durum”un sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasýna, meþrulaþtýrýlmasýna alet edemezler.

-BM Denetçileri Irak’ta bulunduðu sýrada saldýrmasý mümkün görünmeyen Waþington rejiminin tam da bu nedenle yönelttiði “denetçilerin geri çekilmesi” talebine milyonlarca Irak Cumhuriyeti vatandaþýna olan sorumluluðunu dikkate alýp o görevi gönüllü olarak üstlenecek yeni BM denetçileri göndererek karþý çýkmak yerine, Waþington rejiminin tehdidine boyun eðip, “BM denetçilerinin güvenliðinden sorumlu olduðu” gerekçesiyle, BM Denetçilerini Irak Cumhuriyeti sýnýrlarý dýþýna çýkararak, “OÝL” (Operation Iraqi Liberation) adýyla da bilinen “saldýrý”nýn baþlamasý önündeki son ve en önemli engeli kaldýran BM Genel Sekreteri Kofi Annan, “Irak’ýn yeniden inþasýnda BM’nin oynayacaðý temel rol”ün iþgalin sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasý, meþrulaþtýrýlmasý olmayýp, siyasi iktidarýn, iþgal güçleri tarafýndan görevi yerine getirilmesi engellenen meþru Irak yönetimine iadesi olduðunu hatýrlamalý, BM’nin bu anlamda kullanýlmasýna izin vermemelidir.

91 yýlýnda bayraðýný “seçilmemiþ” Sabah ailesinin Kuveyt’te tekrar göreve getirilmesi için kullandýran “BM’nin Irak’ta oynayacaðý temel rol”, siyasi iktidarýn, “kaybettiði seçimle seçilmiþ” bir baþkana sahip ABD’de dahil, kendisine üye çok sayýda “seçilmemiþ” yönetim arasýnda, anti-sömürgeci, millici bir devrimle siyasi iktidarý alan ve 20 Mart 2003 sabahý görevi baþýnda bulunan meþru Irak yönetimine iadesini saðlamaktýr.

Amerikan Anayasasýný da baðlayan BM Sözleþmesinin 51. maddesi bunu gerektirir.

Ýktidarýn, 20 mart sabahý görev baþýnda bulunan meþru Irak yönetimine iadesini saðlayamayan, iþgalin sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasýna, meþrulaþtýrýlmasýna alet olan bir BM’nin varlýðýný devam ettirmesi imkânsýzdýr.


3-Irak’tan Türkiye’ye bütün Merkezdoðu’nun kaderi sömürgeci düþmanýn bölge dýþýna þekillendirilip, iþgal sonrasý dönemin açýlmasýyla zafere ulaþacak bölge çapýnda tekbir Ýstiklâl Savaþý’nda birleþmiþtir.

1919’un Ýstiklâl Savaþýnýn birikimi, Irak’taki kurtuluþ mücadelesine, bölge çapýnda Ýstiklâl Savaþýna baðlanmalýdýr. Arap vatanseverliðinin silâh arkadaþý millici, baðýmsýzlýkçý, sosyal devlet kurucusu, doðu maneviyatýna sýmsýký baðlý Mustafa Kemal Atatürk’ün görüþleri bunu icap ettirir.

Biz gaibi bilemeyiz, Waþington’daki “meczuplar”ýn iþgal ordusunun ufuktaki cehennemi hezimetinin tarihini veremeyiz, “kýsa sürecek bir operasyon” diyemeyiz, ama yinede 91 yýlý Martýnda, gazete köþelerinde, televizyon stüdyolarýnda “100 saat savaþý”yla hemen yýktýklarý Irak Cumhuriyeti’nin baþþehri Baðdat’ta milyonlarca Baðdatlýnýn 150 kiþilik oyuncu kadrosuyla temsil olunduðu “müsamere”yi sahnelemeyi ancak 12 yýlda baþarabildikleri ölçü alýnýrsa, ayný gazete köþelerinde ve stüdyolarda, “21gün savaþý”yla bu sefer Kýyamete kadar yýkýlmamak üzere gerçekten kurulduðu ilân olunan tek kutuplu dünyanýn tek kutbunun o “müsamere” meydanýndan, Merkezdoðu’nun dýþýna þekillendirilmesinin 12 yýl sürmeyeceðini, en fazla bir, birkaç yýl içinde tamamlanacaðýný söyleyebiliriz.


Birlik ve Bütünleþme

4.09.2003


“...’Irak insanlýðýn gözleri', Baðdat o gözlerin kalbidir... Kalbimiz yerli yerinde”


Ýstiklâl Savaþýnda 21. Gün



Milli Kuvvetlere...



Özellikle seçildikleri kanýsýný uyandýran ýrkçýlarýn çalýþtýrýldýðý FOX, SKY televizyonlarýnýn, gazetelerinin, CNN ve “tarafsýz” BBC ile bunlarýn Türkiye’deki þubelerince yürütülen psikolojik savaþýn bugünkü menüsünde bir “müsamere” var.

“Müsamere”nin konusu, doðru haber veren gazetecilerin bulunduðu binaya dün tanklarla saldýran “düþman ordusu tarafýndan Baðdat’ýn kurtarýlýþý”.

Born Again Christian mezhebine baðlý Bush’la, ýrkçý rahiplerin desteklediði Blair’in “misyon ordusu”nun kaçýnýlmaz hezimeti hiçbir “müsamere” ile önlenemez, üzeri örtülemez.

Milliciler, vatanseverler Amerikan Propaganda Makinesi’nin ekranlarýnda oynanan “müsamere”yle sýnýrlý “iþgalcinin” bu “ekran zaferi”ne aldanmamalý..


Birlik ve Bütünleþme

4.07.2003

“Türk topraklarý, devleti, düþman iþgalinden kurtarýlana, tam baðýmsýzlýk kazanýlana kadar devam edecek Ýstiklâl Savaþýna katýlmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaþý olan herkes için zorunlu bir vatandaþlýk görevidir”


Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde yaþayan Türk milletinin Arap kökenli evlâtlarý!

Türk milletini sýrtýndan hançerleyen iç cephe ihaneti, Irak’ýn Kuzeyini bölücü ABD sömürgeciliðine üs haline getirenlerle akraba ise, Irak vatanýnda savaþanlarda senin akrabalarýn.

Türkiye ve Irak’taki vatan topraðýný satýlacak arsa gibi gören, etnik temelde bölüp parçalara ayýran mutlak liberalist, iç cephe ihanetleri akraba ise, Türkiye ve Irak’taki milli, sosyal, baðýmsýz devletler, baðýmsýzlýk cepheleri de akraba.

20’lerin Milli Mücadelesini hatýrla, ondan güç al, "Baðdat, daðý taþý, kadýný erkeði, Fýrat'ý ve Dicle'siyle Amerikanýn saldýrganlýðýný cevaplayacaktýr. Dünya halklarý Amerikan ve Ýngiliz saldýrganlýðýna karþý çýkacaktýr. Bölge devletleri medeniyetin yerine kaba kuvvetin hüküm sürmesine izin vermeyecektir. Çünkü bu saldýrý bütün insanlýða yapýlmaktadýr” diyen sese kulak ver!

Ýhanet için kullanýlan akrabalýk baðýný hatýrla, Irak topraklarýnda ölüm-kalým mücadelesi veren akraban için; sesini yükselt!...
"Baðdat, daðý taþý, kadýný erkeði, Fýrat'ý ve Dicle'siyle Amerikanýn saldýrganlýðýný cevaplayacaktýr. Dünya halklarý Amerikan ve Ýngiliz saldýrganlýðýna karþý çýkacaktýr. Bölge devletleri medeniyetin yerine kaba kuvvetin hüküm sürmesine izin vermeyecektir. Çünkü bu saldýrý bütün insanlýða yapýlmaktadýr...

Irak insanlýðýn gözleridir.

Dünyaya saðlam bir kafayla ve net bir bakýþ açýsýyla bakýyoruz"

Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin
..

‘Irak insanlýðýn gözleri’, Baðdat o gözlerin kalbidir.. Kalbimiz yerli yerinde”



Ýstiklâl Savaþýnda 19. gün

Milli Kuvvetlere

ABD-Ýngiltere’nin baþýný çektiði “Ýþgal koalisyonu”nun Irak’ý iþgal teþebbüsünün hezimetle sonuçlanacaðý kesinleþti.

“Altýn çölün kumlarý arasýnda kaybolmaya”, uðruna bütün bölgeyi 12 yýldýr zulme boðduklarý petrolün içinde boðulmaya mahkum ABD-Ýngiltere-Anzak Ýþgal güçlerini artýk Allah’tan baþka kimse kurtaramaz.

Yaratýcý, Irak’ýn meþru rejimini, BAAS’ý haklý buldu ki, “Born Again Christian” adlý mezhebin görüþlerine baðlý ABD Baþkaný Bush’la, Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin’in öldürülmesinin dine uygun olduðu þeklinde adeta fetva veren Anglikan Kilisesinin kutsal deðerleri sömürgeciliðe harcayan ýrkçý rahiplerinin desteðine sahip Blair’in “misyon ordusu”nu görülmemiþ bir hezimete uðratýyor.

Ufuk, Ýstiklâl Savaþý tarihiyle bütün baðlarýný koparmýþ, iradesi, bir an evvel sýnýr dýþýna çýkarýlmasý gereken ABD diplomatlarýna baðlý kukla hükümetin iþbirliðiyle Türk topraklarýný da koridor yapan iþgalci düþmanýn cehennemi hezimetinin habercisi bir kýzýllýkla alev alev.

Biz gaibi bilemeyiz, hezimetin tarihini veremeyiz. Ýþgalci düþman gibi “kýsa sürecek bir operasyon” diyemeyiz.

Kesin olan þu; makus talih Irak topraklarýnda yenildi. “Kýsa sürecek operasyon”, hava kuvvetleri desteði olmadan döðüþen Irak ordusu karþýsýnda acz içinde kývranan iþgalci düþmanýn Irak ve Türkiye sýnýrlarý dýþýna þekillendirilip, yeniden yapýlandýrýlmasýyla sonuçlanacaðý þimdiden belli bir Ýstiklâl Savaþýna dönüþtü.

Milli Kuvvetler, gerçek iktidar olduðunun bilinciyle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan,Türk topraklarýnda iþgalci konumda bulunan düþmana karþý yasallýðýný Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan, maneviyatýndan alan bir karþý koyuþla, kararlar alýr, uygular.

Türk milletinin gerçek müttefiki köklü, tarihi iliþkilere sahip olduðu Irak Cumhuriyetiyle ortak tarihi düþmana karþý birlikte hareket eder.

TRT’de dahil, Türk milletine yönelik Ermeni Soykýrýmý edebiyatýnýn Arap milletine yönelik versiyonu olan, “Kürtler isyan etmediði halde Araplar onlarý kesti, kimyasal silâh kullandý” benzeri abartýlý Halepçe edebiyatýna baþlayan Amerikan Propaganda Makinesini etkisiz hale getirecek tedbirleri gecikmeksizin alýr.

“Bütün anlaþmazlýklarý ortadan kaldýrmalýyýz. Ve silâhlarýmýzý memleketimizi bölmek isteyen düzenbazlara çevirmeliyiz. Bu çaðrýyý dinlemezseniz piþman olacaksýnýz. Dinimizin, imansýz düþmanlarýmýzýn vaadlerine güvenmeyiniz!...

"Hakka inanan mücahitler yakýnda Arap dindaþlarýnýn misafiri olacak ve düþmaný dört bir yana daðýtacaklardýr. Dindaþ gibi yaþayalým.
Düþmanlarýmýz kahrolsun!"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
..

“Hayatýnda bir an bile olsa subaylýk yapmýþ, subaylýk izzetinefsini, þerefini duymuþ, ölümü küçümsemiþ bir insan, hayatta iken, düþmanýn tasarladýðý ve reva gördüðü bu muamelelere katlanamaz.

Onun yaþamak için bir çaresi vardýr:

Þerefini korumak!...

Halbuki düþmanlarýmýzýn da kastettiði, o þerefi ayaklar altýna almaktýr.

Dolayýsýyla subay için 'Ya istiklal, ya ölüm' vardýr”...

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder

..


“Türk askeri, Amerikan iþgal güçleriyle savaþacak ve düþmaný vatan topraklarýndan kovacak kudret ve cesarete sahiptir”..


“...O sýrada, salonun bir köþesinde demin iþaret ettiðim Balkan Savaþý komutanlarý, ateþli bir konuþma içindeydiler. Bir büyük Komutan diyordu ki:

-Efendim, bu Türk erlerinde hayýr yoktur, bunlar hayvan sürüsüdür. Yalnýz kaçmayý bilirler. Allah korusun, böyle duygusuz bir sürüye kimseyi komutan etmesin!

Kendi durumumu unutarak onlarla ilgilendim. Coþkun konuþmanýn en çok söyleyen komutanýna dedim ki:

-Paþam, biz de askeriz, biz de bu orduya komutanlýk etmiþ adamýz. Türk eri kaçmaz, kaçmak nedir bilmez.. Eðer Türk erinin kaçtýðýný görmüþseniz, hemen bilmeli ki, onun baþýnda bulunan en büyük komutan kaçmýþtýr. Eðer siz, kaçtýðýnýzýn yüz karasýný Türk erlerine yüklemek istiyorsanýz, insafsýzlýk ediyorsunuz.

Karþýmdaki General, beni tanýmýyordu, yahut tanýmamazlýktan geliyordu. Bir an durdu, saðýndaki, solundaki arkadaþlarýna sordu:

‘Bu kimdir?’

Fýsýltýlar, bu zât’ý aydýnlattý, ondan sonra suspus oldular”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder



3.30.2003

Ýstiklâl Marþý...Tam

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve þartlarýný düþünmeyeceksin"
..

“Kurtuluþ için, baðýmsýzlýk için önünde sonunda düþmanla, bütün varlýðýmýzla vuruþarak onu yenmekten baþka çaremiz yoktur ve olamaz!”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder


..


“... ‘Irak insanlýðýn gözleri’, Baðdat o gözlerin kalbidir”




Ýstiklâl Savaþýnda 11.Gün


Milli Kuvvetlere

Ordusu, partisi, kadýný, erkeði, çocuðu, iþçisi, köylüsü, aydýný, eli silâh tutan yediden yetmiþe her ferdiyle bütün bir millet tekbir yürek, tekbir yumruk olup silâha sarýlan Irak Cumhuriyeti Devleti, vatan topraklarýný iþgale teþebbüs eden ABD-Ýngiltere-Anzak Sömürgeci Koalisyonu'nun 20 Mart sabahý baþlattýðý saldýrýya gösterdiði "büyük karþý koyuþ"unu, Ýstiklâl Savaþý seviyesine yükseltmeyi baþarmýþ, böylece sadece Irak’ýn deðil, Türkiye’de dahil Merkezdoðu’nun makus talihini yenmiþ bulunuyor.

ABD-Ýngiltere-Anzak Sömürgeci Koalisyonu'na karþý Irak anavatanýnýn savunulmasý, Türkiye’de dahil, bütün bölgenin yabancý tahakkümünden kurtarýlmasýyla zafere ulaþacak bir Ýstiklâl Savaþýdýr

Bu karþý koyuþun bölge çapýnda verilecek Ýstiklal Savaþýna dönüþmesi kaçýnýlmaz.

“Operasyon... Irak Operasyonu” gibi çirkin ifadeler, devlet televizyonu TRT’de dahil, “iþgal koalisyonu”nun Amerikan psikolojik savaþ kanalý FOX televizyonu gibi yayýn yapan Türkiye’deki Amerikan Propaganda Makinesinin elemanlarýna ait.

Ýþgalcinin neye uðradýðýný þaþýrdýðý þu günlerde bile, Irak topraklarýný, petrollerini, dilimlere ayrýlýp, ucundan kýrýntý týrtýklanacak pastaya benzetmekten vazgeçmeyen bu þaþkýnlarýn, “Ne olduðunu tam çözemese de... çok ciddi bir þeyin yaklaþmakta olduðunu” Dünyayý Sarsan On Gün’e sýk sýk göndermeler yaparak haber veren Barlas’ýn kimliðini tam teþhis edemediði “o ciddi þey” tarafýndan yargýlanarak þekillendirilmek üzere barlardan mahkemelere doðru toparlandýklarý sýrada bile, hâlâ ayýlamayýp, Fýrat'ýn sularýnda eriyip gitmiþ Amerikan zaferi sonrasýnda "Irak’ýn geleceðinin þekillendirilmesinde söz sahibi olabilmek, masaya oturup, pastadan pay kapabilmek" için koz olarak artýk yetmeyen Irak’ýn Kuzeyi’ne, “Diyarbakýr kozu”na, “Türkmen kartý”na ek olarak, “Pontus kartý”ný mý “Bizans kozu”nu mu, yoksa “Lâzistan kartý”ný mý oynamalý tartýþmasýna devam ettiklerini gözlerinizin önüne getirebilirsiniz.

Bunlar 1921’in Sakarya günlerinde, “Türk kartý” olarak gördükleri Ankara’yý, þehri kuþatmasýna ramak kalmýþ ayný düþmanýn Batý Anadolu’da oluþturduðu “fiili durum”u koz olarak oynayarak korumaya, geleceðini þekillendirmeye kalkýþmýþ, fakat o devrin Saddam’ý, “Türk sorunu” Mustafa Kemal Atatürk tarafýndan engellenmiþlerdi. Anadolu’nun geleceðinde söz sahibi olmak için Anadolu’nun beyliklere, devletçiklere bölünmesi gerektiðine o kadar iman etmiþlerdi ki, Sakarya Savunmasý’nýn zaferle sonuçlandýrýlmasýndan sonra bile, Batý Anadolu’da bir kukla devlet kurmasý için Yunanistan’a dilekçe vermiþlerdi.

Irak’ýn Kuzeyindeki “fiili durum”un varlýðýnýn hem savaþ sebebi sayýlmasý, hem de uzun vadede “islâmcýlýk tehlikesi”ne karþý, Türkiye’nin 8. Cumhurbaþkaný ve ayný zamanda Mart 91’de Çankaya köþkünde karara baðlanan Irak’ýn Kuzeyindeki "fiili durum"un bir anlamda kurucusu, fahri önderi olan "Turgut Özal Ýslâmcýlýðý" deðil, müttefik olunmasýda böyle...

Bir bütünlüðü, o bütünlüðün düþmanlarýna yardým ederek parçalamak suretiyle korumanýn mümkün olduðuna inanmak...meselâ, dikkat çekmeyen küçük bir örnek olarak;

Irak Cumhuriyeti Devleti’nin hükümran olduðu topraklarý üzerinde bulunan, yine Irak’a ait petrol satýþýndan saðlanan gelirle alýnmýþ, 20 bin kamyon dolusu, aþaðý yukarý 80 000 ton yiyecek maddesinin, ABD-Ýngiltere-Anzak Ýþgal Koalisyonu'na baðlý düþman askerleri tarafýndan, “Saddam’ýn aç býraktýðý Irak halký”na “insani yardým” yapýlabilmesi için imha edilmesi,

-TRT’de dahil Amerikan Propaganda Makinesinin haber bültenlerinde “Koalisyon güçleri insani amaçlý yardým götürüyor...kasabaya ulaþtý, limana yanaþtý” þeklinde propaganda edildiði üzere, 20 Mart 2003 sabahý baþlayan ABD-Ýngiltere-Anzak Saldýrýsýnýn amacý Irak Cumhuriyeti Devletini yýkmak, yönetimini devirmek, yer altý yerüstü zenginliklerini denetim altýna almak olsada, bu saldýrýnýn yinede bir “insani yardým operasyonu”, ABD-Ýngiltere-Anzak askerlerinin ise, iþgalci gibi görünseler de yinede "halký kurtaran insanlar" olarak görülmeleri,

-Ve bu yardýmýn “insani amaçlý yardým” deðil, “insani amaçlý yardým adý atýnda iþgalin kabul ettirilmesi faaliyeti" olduðunu bilen, bu yüzden kabul etmeyen Iraklý vatanseverlerin ise, “Koalisyon güçlerinin Irak halkýna ulaþtýrmaya çalýþtýklarý insani yardým malzemelerini, yiyecek maddelerini imha eden, insani yardým konvoylarýný engelleyen rejim yanlýlarý” olmalarý, gibi bir þey.

Mevcut besin maddelerini imha ettikten sonra, güya “Saddam’ýn aç býraktýðý” Iraklý bebeyi, "sýrf o ölmesin, yaþasýn diye" dünyanýn bir ucundan kalkýp mamasýný getirmiþ kurtarýcý görüntüsünde kucaðýnda biberondan emerken kameralara poz veren düþman, o bebeði özgürleþtirmiyor, köleleþtiriyor.

Mensubu olduðu tuzukurular dünyasýnýn gazetecilerini, katýldýðý bir tartýþma programýnda olduðu gibi, onunla, “felâket tellâllýðý yapan bir malumatfuruþ” olarak dalga geçen meslektaþlarýný inandýramasa da Barlas haklý... Zaten büyük alt-üst oluþlar, iþgalciden kurtuluþ mücadeleside böyle bir þey iþte... Þu sokakta, varlýðý savaþ sebebi sayýlacak bir baþka fiili durumun ilerde beklenmeyecek geliþme olarak ortaya çýkmasý ihtimaline karþý bir koz olarak kullanabilmek amacýyla, Ankara, Nevþehir, Kýrþehir, Yozgat çevresinde bir Türk Devletinin kurulmasýný þimdiden garanti altýna almak için, düþmanlýðýnýn niteliði stratejik olduðu halde, taktik icabý dost kabul edilen ABD ile gizli mutabakat muhtýrasý hazýrlanýrken, “mutabakat aranýrken”, diðer sokakta da stratejik olarak düþman, taktik olarak müttefik ülkenin üslerine Türk bayraðý dikilmiþ olur..

Barlas’ý bayrak deðil, onu diken ellerin Ev’in dýþýndaki hayali pastaya bakmayýp, içindeki “esas pasta”ya ne kadar aç olduðu ve kýrmýzýnýn tonu üzerine aklýna gelen ihtimaller ürkütüyor..

Esas Kuzey Cephesi olan Mersin-Ýskenderun-Mardin Cephesindeki düþman üsleri, Ýkitellideki Amerikan Propaganda Makinesinin burçlarý, bayraðý dikecek Ulubatlýsýna hasret..

Ne kadar aç olduðu bilinmez ama Türk bayraðýný dikecek ellerin gözleri, pastanýn Ev’in içinde olduðunu biliyor.. Bunu belli etti.


Birlik ve Bütünleþme

3.25.2003


"Kýlýç ve Kalem birdir"

...



“...Irak Devlet Baþkaný ve Irak þahsýnda Doðunun güçlü liderlerini ve ülkelerini ‘sorunlarýn kaynaðý... Ýnanan Amerikaya yönelik þeytani tehdit’ olarak damgalayan, sýk sýk ‘Amerikan milletinin dini inançlarýnýn saðlamlýðý... ABD'nin tanrýnýn mübarek ülkesi olduðu’ þeklinde dini göndermeler yapan ABD Baþkaný Bush'un kendisine ve ABD saldýrýsýna, ‘Ortadoðu gericiliðinin tasfiyesi...demokrasi ihracý’ adý altýnda bütün Merkezdoðuyu fethe memur bir ‘kutsal misyon’ biçtiði anlaþýlýyor.

21.Yüzyýlýn ilk Haçlý Seferi baþlatan bir Hýristiyan fundemantalisti olarak görülmesi pahasýna bir ‘kararlýlýk’...

Milli Kuvvetlerin her kesimden vatanseverlerin Bush'tan ne eksik ne fazla bir ‘misyon duygusu’ ve ‘fundemantalist kararlýlýk’ içinde olmadýðý bilinmelidir”
...

Milli Kuvvetlere

Ýstiklâl Savaþýnda 6.gün

Savaþýn Ýlk Altý Günü sonunda, askeri boyuttan psikolojik savaþa, her þey, gerek Katar’daki ABD Ýþgal Komutanlýðýndan, adý seferin manasýna uygun olduðu için seçildiði söylenen General "Frank" tarafýndan, gerekse Waþington yönetimi sözcülerince yapýlan açýklamalarýn aksine, tahmin ettiklerinden çok daha kötü gidiyor...

Ordusu, partisi, milletiyle tek bir yürek, tekbir yumruk olan Irak halkýnýn, Umm Kasr’dan Nasiriye’ye, Basra’ya, þiddetli direniþiyle karþýlaþan saldýrgan konudaki ABD-Ýngiltere-Anzak Koalisyon Güçlerini Çanakkale þaþkýnlýðý sarmýþ durumda...

Düþman ordusu saflarýnda, saldýrýnýn daha ilk günlerinden itibaren, meselâ Umm Kasr’ý savunan 100 küsur kahraman vatansever karþýsýnda tutunamayan Amerikan deniz piyadelerinin çekilip, yerlerine paralý Polonyalý askerler gönderilmesi örneðinde olduðu gibi, görülmeye baþlanan savaþa isteksizlik hali, bu saldýrýyý haksýz bulan Amerikan askerlerinin yine ilk günlerden itibaren karargâhlara yönelik saldýrýlarý, isyan hareketleri, düþman ordusunda muhtemel bir daðýlmanýn tezahürleridir.

Türkiye üzerinde denetimi paramparça olmaya baþlayan ABD’nin kendi siyasi birlik ve bütünlüðü de, savaþ geliþtikçe daha da net görüleceði üzere, ancak Amerikan siyasetinde bir üçüncü gücün sahneye çýkmasýyla önlenebilecek bir daðýlma sürecinde...

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Erzurum-Sivas kongresi günlerinde kendisiyle görüþen Amerikalý General Harbord’a verdiði cevabý okumak yerine, ki saldýrmadan evvel okumasýný tavsiye etmiþtik, geçtiðimiz yaz aylarýný çiftliðinde “Altý Gün Savaþlarý”yla ilgili kitap sayfalarý karýþtýrýp, hayal kurarak geçiren gerçek demokrasi düþmaný ABD Baþkaný Bush’la, Blair gibi, savaþýn “Ýlk Altý Günü” sonunda, Türkiye’de dahil, bölge devletleri içindeki yandaþlarýyla, Irak’ýn Kuzeyindeki iþbirlikçi örgütlerin ve medyadaki Amerikan Propaganda Makinesinin elemanlarýnýn morali adamakýllý bozulmaya baþladý...dahada bozulacak...

1-Kendisini baðlý bulunduðu mezhebin amacýný gerçekleþtirecek adam olarak gören, dünyayý “Benim amacýmý paylaþmayan, onun için çalýþmayan herkesi teröristtir, Ýslâm fundemantalisti”dir anlamýnda açýklamalarla sýk sýk tehdit eden, bölgemiz milletlerini yasal temeli bulunmayan saldýrýlarla katleden Bush’la, “Saddam Hüseyin’in öldürülmesini dinen caiz bulan” Anglikan Kilisesine mensup Ýngiliz rahiplerin desteðine sahip Blair’in ihracýna çalýþtýðý “demokrasi”, itiraz götürmez bir gerçektir ki, yerli fundemantalizmlere yasak, fakat maksadýný, bahanesini teþkil ettiði ABD-Ýngiliz-Anzak Saldýrýsýný gerçekleþtiren yabancý fundemantalizmlere serbest, onlarýn hizmetinde bir “demokrasi”dir.

-“Fundemantalizm”lerin, tanýmlanma ölçüleri ve kararý Bush, Blair ve onlarý destekleyen mezhep rahipleri tarafýndan tayin edilen “iyi” ve “kötü” olarak ikiye ayrýlmasý,

-Fundementalizm tanýmý, ayrýmý böyle karara baðlanmýþ bir “demokrasi”nin evrenselliði, evrensel olduðu iddiasý,

-Ve bu iddiayý reddeden milletlere, “geleceðini þekillendirme... Özgürleþtirme operasyonu” adý altýnda silâh zoruyla “ihracý” kabul edilemez...edilmeyecektir.

Irak’ta, Türkiye’de, diðer Merkezdoðu ülkelerinde yaþayan haysiyet sahibi milletler, bahanesini teþkil ettiði ABD-Ýngiliz-Anzak Saldýrýsýný gerçekleþtiren yabancý fundemantalizmlere serbest, onlarýn hizmetinde bir “demokrasi”yi reddederler

2-Baþlamadan evvel “dev bir adamýn mahallenin þýmarýk çocuðuna bir tokat patlatmasý”na, “apse yapmýþ bir çýbanýn özünün sýkýlmasý operasyonu”na, “Belediyenin mahalledeki kaçak yapýyý buldozerlerle yýkmaya gelmesine” benzettikleri ABD Saldýrýsýnýn 48 saat içinde ulaþacaðýný zannettikleri zaferini Dicle’nin sularýnda kaybettiðini anlamalarýyla birlikte düþ kýrýklýðýna uðrayan Türk medyasý içindeki Amerikan Propaganda Makinesinin psikolojik savaþ elemanlarý, “kýsa sürecek bir operasyon”dan, “Irak operasyonu sanýlandan daha uzun süreceðe benziyor”a gelmiþ görünüyorlar fakat, Amerikanýyla, Ýngiliziyle, Anzakýyla, bunlara hâlâ müttefik diyerek tarafsýz kaldýðýna milletimizi inandýrdýðýný zanneden Ankara’daki kukla hükümetle saldýran bir düþmana karþý, daðý, taþý kadýný erkeði, Fýrat'ý Dicle'siyle, topyekün silâha sarýlmýþ bir milletin "Ýstiklâl Savaþý"“Irak operasyonu” olarak yok farzetmekten hâlâ vazgeçmiþ deðiller.

Devlet televizyonlarýda dahil, haber bültenlerinde, Merkezdoðu’da bir baþka din adýna misyon sahibi olduðuna inandýðý besbelli bir kimsenin baþlattýðý saldýrganlýðýn sahibi ABD’yi uzun vadede “islâmcýlýða” karþý Türkiye’nin çýkarlarýnýn örtüþtüðü bir ülke olarak sunan habercilere sesleniyorum, dilinizi düzeltin... Bir yanda bütün dünyanýn desteklediði koalisyon güçleri, diðer yanda yapayalnýz Irak varmýþ hissi uyandýracak þekilde, içini açmadan, sadece “Koalisyon güçleri, Irak” adlandýrmasýndan vazgeçin. Yalnýz olan vatanýný savunan Irak deðil, saldýrganlýktýr.

Sizin göreviniz, “Iraklýlar dirensede, ABD’nin er veya geç Baðdat’ý alacaðý” propagandasýyla düþmana moral aþýlamak olamaz. Irak halkýnýn Anadolu’yu uyandýrýrcasýna kazandýðý zaferleri “Bush’la Saddam ayný” anlamýnda yorumlarla küçümsemeyi, 12 yýl evvel þimdi savunduklarý gerekçelerle Irak’ýn Kuzeyini Irak’tan koparanlara býrakacaksýnýz.

Türk milletine Ýstiklâl Savaþý heyecanýný yükseltecek yayýnlar yapmalý, bir parçasý olmakla mutlaka öðündüðünüz milletinize olan bu görevinizi yerine getirmelisiniz

3- Merkezdoðu’ya batýdan “cennet ihracý” dönemi kapanmýþtýr. “Sonrasý” üzerine hesap yapýlacak ad, petrol gelirini halký için kullanan Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin deðil, kastedilen anlamda “esas kötü diktatörlük” ABD’dir.

Herkes hesabýný “ABD Sonrasý Dönem”e göre yapsýn, kendisini ona göre hazýrlasýn.


Birlik ve Bütünleþme

3.24.2003

Ýstiklâl Marþý...Tam

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve þartlarýný düþünmeyeceksin"
..

Ulus, ancak devletlerin yýkýlma ve çökme kargaþalarý içinde bulunduðu zamanlarda tarihin yazdýðý çok önemli ve korkunç günler yaþýyordu. Böyle günlerde yazgýsýný kendi eline almak uyanýklýðýný gösteremeyen uluslarýn geleceði karanlýk ve felâketlidir.

Türk milleti bu gerçeði anlamaya baþlamýþtý.

Bu anlayýþ sonucuydu ki, kurtuluþ umudu veren her içten çaðrýya koþmakta idi"
..

"Bu genel, çok yönlü ve haince saldýrýlara karþý biz de, daha Meclis açýlmadan önce, Afyonkarahisar'da da, Eskiþehir ve bütün demiryolu boyunda bulunan yabancý devlet askerlerini Anadolu'dan çýkararak; Geyve, Osmaneli, Cerablus köprülerini yýkarak ve Meclis toplanýr toplanmaz Anadolu'daki yüksek din bilginlerinden fetva alarak karþý önlemlere giriþtik"...
..

“...hasis menfaatlerini kutsal duygulara tercih edip gücünü halktan almayan resmi bir kuvvetle, bunlarýn gücünden yararlanan çýkarcý ve yozlaþmýþ bir azýnlýðýn dýþýnda bütün millet ve memleket, Anadolu’nun sinesinde verilen bir iþaret üzerine yýðýn halinde kýyam etmiþ birleþmiþtir.

Ýþte Hareketi Milliye bugünün en büyük sorunu olan ulusal bütünlüðü ve ulusal istiklâli, baðýmsýzlýðý korumak için bütün milletin azim ve imanýndan doðdu"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder.

..

"Baðdat, daðý taþý, kadýný erkeði Fýrat'ý ve Dicle'siyle Amerikanýn saldýrganlýðýný cevaplayacaktýr. Dünya halklarý Amerikan ve Ýngiliz saldýrganlýðýna karþý çýkacaktýr. Bölge devletleri medeniyetin yerine kaba kuvvetin hüküm sürmesine izin vermeyecektir. Çünkü bu saldýrý bütün insanlýða yapýlmaktadýr"

Irak insanlýðýn gözleridir.

Dünyaya saðlam bir kafayla ve net bir bakýþ açýsýyla bakýyoruz.

Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin

3.23.2003

Milli Kuvvetlere


Ulusa sesleniþ v.s adý altýnda, Türkiye üzerinde denetimini kaybetmeye baþlamanýn paniði içindeki ABD’nin Türk milletinin düþmaný olduðunu inkâr eden “Stratejik dost... müttefik” gibi ifadelerin kullanýldýðý konuþmalara itibar edilmemeli.

Kastedildiði anlamda "diktatörlüðün" kendisi ABD'yi Türk milletine karþý savunan, Türkiye’nin düþmanýný dost, dostunu düþman olarak gösteren bu tür açýklamalar, aslýnda "ulusa düþmanca sesleniþ" olarak anlaþýlmalý.

"Iraklý analar!...Hiçbir ahlâki, hukuki deðer tanýmayan bir düþmana karþý Umm Kasr'dan Nasýriye'ye vatan topraklarýný kahramanca savunan evlâtlarýnýzla ne kadar gurur duysanýz azdýr.

Evlâtlarýnýz, Sakaryayý unutmayan Türk analarýnýn, bütün milletimizin evlâtlarý, hepimizin þehitleridir"
..

23 Mart 2003


4.Gün

"Teknoloji yüreðe yeniliyor"


Düþman: Türkiye Cumhuriyeti topraklarý üzerinde bulunan ABD askeri varlýðý ve siyasi iktidarý denetim altýnda tutan yabancý irade... ABD-Ýngiltere-Anzak Saldýrý Koalisyonu*

Müttefik güçler: Ordusu ve milletiyle bütünleþen Türkiye-Irak Cumhuriyetleri. Her kesimden, her milletten milli-sosyal-baðýmsýz devlet yanlýsý, kutsal deðerlere saygýlý Milli Kuvvetler, vatanseverler...

Saldýrý koalisyonunun amacý: Irak'ý, Irak'a saldýrý hazýrlýklarý kapsamýnda iþgal güçlerini yýðdýðý Türkiye'yi ve giderek bütün Merkezdoðu'yu ABD petrol-silâh-medya diktatörlüðüne baðlý, birbiriyle ihtilâflý etnik, iktidarsýz parçacýklara ayýrmak.

Savaþ sahasý: ABD-Ýngiltere-Anzak Koalisyonunun saldýrdýðý müttefik Irak ve yýllardýr sessiz kaldýðý Amerikan iþgaline karþý büyük karþý koyuþa katýlmaya baþlayan Anadolu’dan Doðu Trakya’ya, Türkiye topraklarý olmak üzere bütün Merkezdoðu coðrafyasý.

Tahmini savaþ süresi: ABD-Ýngiltere-Anzak Koalisyonuna baðlý düþman askerleri son ferdine kadar Merkezdoðu sýnýrlarý dýþýna atýlana, Merkezdoðu coðrafyasýnda bütün Amerikan kuklasý rejimler yýkýlana, bu yüce gayenin gerçekleþeceði son saniyeye kadar sürecek bölge çapýnda Ýstiklâl Savaþý bir yýlda sürebilir, yüz yýlda...


*ABD-Ýngiltere-Anzak Koalisyonunun parçasý olan yapýlanma AKP yönetimidir, Türkiye deðil.


3.22.2003


"Irak insanlýðýn vicdaný, Irak insanlýðýn onuru...Irak Çanakkale, Irak Sakaryadýr!"


"Allah göstermesin milletin baðýmsýzlýðý ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktýr. Subaylar, izah ettiðim yüce, mukaddes ve bütün açýlardan üzerlerine düþen vazife itibarýyla, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle, giriþtiðimiz baðýmsýzlýk mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler. Þahsi ve hususi hayatlarý itibariyle de subaylar, fedakârlar sýnýflarýnýn en önünde olmak mecburiyetindedirler. Çünkü düþmanlarýmýz herkesten evvel onlarý öldürürler. Onlarý aþaðýlar ve hor görürler. Hayatýnda bir an bile olsa subaylýk yapmýþ, subaylýk izzetinefsini, þerefini duymuþ, ölümü küçümsemiþ bir insan, hayatta iken, düþmanýn tasarladýðý ve reva gördüðü bu muamelelere katlanamaz.

Onun yaþamak için bir çaresi vardýr:

Þerefini korumak!...

Halbuki düþmanlarýmýzýn da kastettiði, o þerefi ayaklar altýna almaktýr.

Dolayýsýyla subay için 'Ya istiklal, ya ölüm' vardýr.

Fakat arkadaþlar ölmeyeceðiz, baðýmsýzlýðýmýzý muhafaza ederek yaþayacaðýz ve milletimizi daima baðýmsýz görmekle bahtiyar olacaðýz!"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder

..

“Kendisine ve insanlýðýna saygý gösterilmeyen insanlar olarak ele geçireceðimiz düþman esirlerine saygý göstereceðiz”

Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin
..

“Olaðandýþý zamanlar, olaðandýþý önlemler gerektirebilir. Bu hususlardaki önlemlerin aðýrlýðýný ve sýnýrlarýný geniþliðini ölçmek büyük bir sanattýr.

Devlet sanatý iþte budur”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
..


Milli Kuvvetlere

-I-

Ordusu ve milletiyle bütünleþen Irak Cumhuriyeti Devletinin, ABD-Ýngiliz-Anzac Saldýrý Koalisyonu’na baðlý istilacý güçlerin 20 Mart sabahý baþlattýklarý haksýz saldýrýya, Ulusal Kurtuluþ Savaþýmýzýn kritik dönemeci 1921 Sakarya Savunma Savaþýný hatýrlatan bir azimle gösterdiði büyük karþý koyuþ bir dönüm noktasýdýr.

Artýk “50 yýllýk stratejik dost ABD" efsanesi çökmüþ, ABD Sonrasý döneme geçiþ, Türkiye’si Irak’ýyla bölge çapýnda baþlamýþtýr.

Bölgemiz Milli Kuvvetleri omuz omuza...


1-Kaderlerini “gizli mutabakat”larla Türkiye ve Irak Cumhuriyetlerinin birbiriyle ihtilâflý etnik parçalara ayrýlmasý için anlaþtýklarý ABD-Ýngiltere Saldýrý Koalisyonu’nun bozgunla sonuçlanmasý kaçýnýlmaz saldýrýsýna baðlamakla kendilerini Türk milletini temsil konumundan düþüren iç cephe ihanetinin “yürütme-yasama” hakkýný kullanmasý, kullansa da geçerliliði olmasý düþünülemez.

Bu, tam baðýmsýzlýktan yana her kesimi temsil edecek, Kurucu Meclis þekillenene kadar “ne yer ve zamanla, ne de vatan mefhumu karþýsýnda teferruattan ibaret olan diðer düþüncelerle kayýtlý olmayarak, düþman ordusunun yok edilmesinden ibaret olan bu gayenin elde edilmesi için gereken her þeyi yapma” kararlýlýðýyla görev icra edecek, seferberlik gibi olaðanüstü önlemler alacak bir Milli Hükümetin iþ baþýnda bulunmasýný gerektiren olaðanüstü bir durumdur.


2-Ülkemizi iþgal altýnda tutan stratejik düþman ABD’nin liman ve kýyýlarda yürüttüðü saldýrý maksatlý faaliyetler yasadýþýdýr.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaþlarý, bu yasadýþý faaliyetlere hangi sebeple olursa olsun, iþçi, iþveren gibi adlar altýnda karýþanlarý ikaz etmeli, içinde bulunduðumuz þartlarýn olaðanüstülüðü dikkate alýndýðýnda, gerekirse engel olmayý bir vatandaþlýk görevi bilmelidir.

Ayný düþmanýn, Türkiye’nin Güneyinde “fiili durum” oluþturma maksadýyla, kiralama ve satýn alma yoluyla taþýnmaz mallar edinerek bölgeye yerleþmeye çalýþtýðý görülmektedir. Düþmanýn bu faaliyetine de fýrsat verilmemeli, vatan topraklarýnýn maddi menfaat karþýlýðýnda iþgalciye satýlmasýna, kiralanmasýna mani olunmalýdýr.

3-Alýnacak önlemler arasýnda ABD-Ýngiliz diplomatlarýnýn sýnýr dýþý edilmesi yanýnda, ABD-Ýngiliz Saldýrý Koalisyonunun vatandaþlarýnýn mal varlýklarýnýn dondurulmasýda var.

Kalplerinde vatan sevgisi taþýdýklarýný, düþmanýn psikolojik savaþýna cevap niteliðindeki haberlerle gösteren her kesimden samimi milliciler, bu talepleride konuþmaya, hiç çekinmeden gündeme getirmeye baþlamalý.

Israrla...


Birlik ve Bütünleþme

3.21.2003


Milli Kuvvetlere


1-Fransa’dan “Irak’a karþý yardým isteyen” Türkiye deðil, Türk milletinin düþmaný ABD tarafýndan doldurulan kukla hükümet, daha doðrusu Pearson’un iradesidir.

Pearson’un iradesi, Türkiye’nin iradesi deðildir, Türkiye’nin iradesi Türk milletinin iradesidir.

Türk milletinin iradesi için tehdit, halen Türk topraklarý üzerinde iþgalci unsur olarak bulunan ABD’dir.


2-Türk topraklarý üzerinde uluslararasý hukuka, Türk yasalarýna aykýrý olarak bulunan, yasadýþý faaliyetlerde bulunan iþgalci ABD’nin dost, müttefik ve kardeþ Irak Cumhuriyetinin diplomatlarýnýn Türkiye’de yasadýþý faaliyetlerde bulunduðu iddiasý, düþmanýn içinde bulunduðu ruh halini, iftirada, çamur atmakta sýnýr tanýmaz karaktersizliðini gösteren sayýsýz misallerden biridir.

Sýnýr dýþý edilmesi gerekenler ABD ve Ýngiliz diplomatlarýdýr.


3-Devlet kademeleri içindeki milliciler, gerçek Türk milliyetçileri, Türk Milleti aleyhine faaliyet gösteren Türk düþmaný kukla hükümeti bir tarafa býrakýp, gerçek bir hükümet gibi hareket etmeli, medyadaki vatanseverler artýk onlarýn seslerini duyurmalý, Anglo-Sakson istilacýlarýn saldýrýsýný kýþkýrtan medya diktatörlüðünün geri zekâlý yorumcularýnýn ekranlarda ki psikolojik savaþýna doðrularla karþýlýk vermeli... Cesaret!

Mersin-Ýskenderun-Mardin hattýnda düþmana esaslý bir darbe indirmenin, unuttuðu Çanakkaleyi hatýrlatmanýn zamanýdýr.


Birlik ve Bütünleþme
Milli Kuvvetlere


1-Türkiye’nin Irak politikasý, yüzlerce yýllýk tarihi komþumuz Irak Cumhuriyeti ile istilacý düþmana karþý müttefiklik iliþkisini þart gören Mustafa Kemal Atatürk Türkiyesinin politikasýdýr.

Türk düþmaný AKP yönetiminin Irak politikasý ise stratejik düþman ABD’nin politikasýdýr.


2-ABD’yle müttefiklik iliþkisi kâðýt üzerindedir. ABD’nin Türkiye’de gerçek müttefiki, Ýngiliz elçisiyle birlikte bir an evvel Türkiye sýnýrlarý dýþýna çýkarýlmasý gereken Pearson'un ellerine tutuþturduðu ABD Taleplerini, çýkarlarýný, "ulusal çýkar adýna ulustan gizli toplantýlarda kabul eden" kukla hükümettir. ABD ile Türkiye arasýnda müttefiklik iliþkisi, olsa olsa, boþluðu ABD tarafýndan doldurulan, iradesi elinden alýnmýþ hükümet arasýndadýr.


3-Maksatlarý, Türkiye’de dahil bütün Merkezdoðu'yu ele geçirip, imparatorluklarýnýn eyaletlerine dönüþtürmek olan Amerikalý iþgalcilerle, görevi tam bir Sakarya Ruhu'yla Türkiye’nin birlik ve bütünlüðünü korumak olan Türk Ordusu kaðýt üzerinde müttefik, gerçekte ise iki hasýmdýr.

Türk Ordusu daðýlýp gitmiþ NATO’ya, ABD’ye muhtaç deðildir. 12 yýl evvel ölmüþ, eþyanýn tabiatýna aykýrý tek kutuplu dünya saplantýsýnýn altýnda kalan Anglo-Sakson saldýrganlýðýyla, onun yanýnda yer alanlarýn söz sahibi olamayacaðý kuruluþ halindeki çok kutuplu dünyada böyle bir baðýmlýlýða gerek duyulmayacaktýr.

Kaderlerini çoktan ölüp gitmiþ Anglo-sakson tanrýsýnýn 12 yýl evvel çökmüþ tek kutuplu dünya macerasýnýn kaderine baðlayan medya diktatörlüðünün yalanlarýna aldanmayýn. Stratejik düþmanýn ABD olduðunu anlayan Türk Milleti bu 50 yýllýk algýlama yanlýþlýðýný düzeltmek üzeredir.

Kahraman Arap vatanseverleri, bir kasabaya saldýrmadan evvel Ýkinci Dünya Savaþýnda kullanýlan bombalarýn toplamý kadar bomba yaðdýrmadan o kasabaya taarruz edemeyen medya diktatörlüðünün sevgilisi, teknolojik tanrý Anglo-Sakson istilacýlarla rahat rahat savaþýlabileceðini gösteriyor, onlarý durduruyor.

Baðdat-Ankara ortak düþmana karþý omuz omuzadýr.

“Milli Silâhlý Kuvvetler!... Kemal’in çulsuzlarý!... Sakarya!... Mersin-Ýskenderun-Mardin hattýnýn istilacýlardan arýndýrýlmasý kaç þehide bakar?”


Birlik ve Bütünleþme
Ýstiklâl Marþý...Tam

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...

...

"...18 Mart 1920'de Eskiþehir'in etrafýnýn sarýldýðýný gören Ýngilizler Afyon'da ki kuvvetlerini Eskiþehir'e çektiler. Fakat 20 Mart'ta Ýngilizlere Eskiþehir'deki kuvvetlerinin (iki taburdur) Kuvayý Milliye tarafýndan sarýldýðý ve þehri bir saat içinde terketmeleri hakkýnda muhtýra verilmiþtir...

Çekilen Ýngilizleri takip için Adapazarý'na gelen Mahmud Bey 25 Mart 1920'de Ýngilizlere bulunduklarý yerden de çekilmelerini teklif etmiþse de cevap gelmediði gibi, teklifi getiren iki kiþiyi geri vermemiþler ve güneye ilerlemeye teþebbüs etmiþlerdi. Ýlerleyen bu Ýngiliz Kuvvetleri'ne Kuvayý Milliye tarafýndan ateþ açýlmýþ ve çýkan çatýþmada bir miktar Ýngiliz Askeri öldürülmüþtür"

(Ali Fuad Cebesoy, Dr Ayfer Özçelik)


Milli Kuvvetlere

-III-

1-Mevcut meclis, Türk Ordusunun gerekirse Irak’ýn Kuzeyinde askeri harekat yapmasý için ne Türk topraklarýný ayný fiili durumun bir benzerini Türkiye’nin Güneyinde oluþturmaya çalýþan stratejik düþmanýn askerlerine açmak, ne de hava sahasýný ayný düþmanýn uçaklarýna, koridor yapmak gerekmediði halde bu þart iliþkisini kuran Pearson denetimindeki biçare hükümetin tezkeresini kabul etmekle, Kurtuluþ savaþý meclisi olamayacaðýný da karara baðlamýþ oldu.

Türk milletinin can düþmaný Anglo-sakson istilacýlarla Türk Ordusunu ayný kefeye koyan iþgal davetiyesinin 1 Mart günü reddolunmasýný elbette görmezden gelemezdik. En ufak bir müspet adýmýn Birlik ve Bütünleþme yolunda taþýdýðý önemi bildiðimizden bu direniþi dikkate aldýk, kazanýlan mevzinin savunulmasýný, ilerletilmesini cesaretlendirdik, bekledik... yoksa vatan topraðýný parsellenip satýlacak arsa gibi gören, servetlerini kamu mallarýný milli-sosyal devleti yaðmalayarak yapan, iþçi, köylü, küçük esnaf, sermeye sahibi gibi yoksul düþtüklerinden deðil, sýrf açgözlü olduklarý için vergi vermeyip, birde milletin karþýsýna geçip, yüzleri kýzarmadan “Devlet vergi toplayamýyorsa adaletsizlik bunun neresinde?”...diye soran, mukaddesat bezirgâný millet düþmanlarýnýn azýmsanmayacak sayýda bulunduðu bu meclisin Kurtuluþ savaþý meclisi olamayacaðý gerçeði, “Türk Limanlarýnýn Ve Kýyýlarýnýn Irak Cumhuriyetine yönelik ABD Saldýrýsýna Göre Düzenlenmesi Tezkeresi”ni 6 Þubatta kabul etmesiyle çoktan anlaþýlmýþtý.

“28 Þubat”ýn her iki kutbundaki milli-sosyal devlet ve baðýmsýzlýk düþmaný, Anglo-sakson yanlýlarýnýn bir koalisyonu olan hükümet gibi artýk mecliste, vekillerin milyarlarca lira tutarýndaki maaþlarýný, açlýk sýnýrý altýnda yaþayan milyonlarca ferdinin karýnlarýný tuzukurularýn çöp tenekelerinden artýklarla doyurmalarý pahasýna ödeyen Türk milletinin iradesini temsil etmiyor. Kaderlerini Merkezdoðu’da Anglo-Sakson saldýrýsýnýn kaderine baðlayan bu hükümet ve meclisin yerine, Anglo-sakson saldýrýsýna karþý her kesimi temsilen tam baðýmsýzlýkçý bir milli hükümete, bu Milli hükümetin içinden çýkacaðý Kurucu Meclis’e ihtiyaç var.


2-Yurdumuz uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan stratejik düþman ABD’nin iþgali altýndadýr. Esasen,bu þartlarda ne sebeple olursa olsun iþgalci düþmanla savaþtan kaçýnmak bir suçtur.

Bir yandan uluslar arasý hukuku tanýmadýðýný, maksadýnýn rejim devirmek olduðunu açýkça söyleyen, diðer yandanda meclisten izin alýnmadýkça, “talepleri” kabul edilmedikçe, Türk Ordusunun Irak’ýn Kuzeyinde bulunmasýnýn “yasal olmayacaðýný” iddia eden bu düþmana karþý, yasallýðýný hem mevcut yasalardan, hemde Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan, maneviyatýndan alan bir karþý koyuþ geciktirilmeden baþlanmalý.

Bu savaþ, vatan topraklarý üzerinde yasalara, milli istence aykýrý olarak bulunan Anglo-sakson askeri varlýðý son ferdine kadar vatan sýnýrlarý dýþýna atýlana dek kesintisiz sürecektir.

Milli Kuvvetler, bu savaþý hiçbir ahlâki, hukuki deðer tanýmayan düþmanýn aksine, kurallara uyarak yürütecektir.


3-Türk medyasý içindeki vatanseverler ellerindeki muazzam gücü, Irak'tan Türkiye'ye, bölge çapýnda savaþýlacak Anglo-Sakson iþgalcilere karþý korkmadan, cesaretle kullanmalý.

86 yýl evvel yarým kalan hesabý tamamlayacaðýz


Birlik ve Bütünleþme

3.20.2003

Milli Kuvvetlere

-II-

Milletin Vekillerine

ABD’nin bir benzerini, Mersin-Ýskenderun-Mardin hattýnda, Türkiye’nin Güneyinde oluþturmaya baþladýðý Irak’ýn Kuzeyindeki fiili durumu 12 yýldýr uluslararasý yasallýðý çiðneyerek adým adým kurmasýný sesini çýkarmadan seyreden, dahasý bu faaliyete katýlan Türk siyaseti, medyasý ve devlet kademelerindeki mutlak liberalistlerin ayný uluslararasý yasallýðý Türk Ordusunun gerekirse Irak’ýn Kuzeyindeki fiili duruma müdahalesi için bir engel olarak kullanmaya kalkýþtýklarýný, Türk Ordusunun yurt dýþýna gönderilmesini hiç de gerekmediði halde düþman askerlerinin Türk topraklarýna açýlmasý þartýna baðlayan hükümet tezkeresi-iþgal davetiyesini 1 martta reddeden milletvekilleri üzerinde, Türk ordusunun ülke sýnýrlarý dýþýna gönderilmesini bu seferde Türk hava sahasýnýn düþman uçaklarýna açýlmasý þartýna baðlayan son tezkereyi kabul etmeleri için, “Eðer ABD uçaklarýna Türk hava sahasýný uluslararasý yasallýk olmadýðý gerekçesiyle açmayacak olursanýz, bu durumda Türk Ordusuda Türkiye sýnýrlarý dýþýna çýkamaz, çýkarsa iþgalci olur” þeklinde baský kurmaya çalýþtýklarýný görüyoruz...

Oysa, ABD’nin Türkiye’de dahil, bütün Merkezdoðu'ya yönelik Irak saldýrýsýyla, Türkiye’nin gerekirse Irak’ýn Kuzeyindeki fiili duruma müdahalesi, uluslararasý yasallýk þartý bakýmýndan ayný kefeye konulamaz.

Türkiye Cumhuriyetinin Irak’ýn Kuzeyindeki fiilli duruma müdahalesine uluslararasý yasallýk þartý bakýmýndan hiçbir engel yoktur.

Þöyle ki;

1-Türkiye ve Irak, BM üyesi iki hükümran komþu devlettir.

2-Irak’ýn Kuzeyinde, ABD’nin 12 yýlda adým adým, uluslararasý hukuku çiðneyerek oluþturduðu bir fiili durum vardýr.

3-Hükümet tezkeresi-iþgal davetiyesinin 1 Martta reddedilmesinden sonra, stratejik düþman ABD’nin, Meclis kararýný, Anayasayý, Türk Ordusunun haysiyetini ayaklar altýna alarak bir benzerini Türkiye’nin Güneyinde oluþturmaya çalýþtýðý Irak’ýn Kuzeyindeki fiili duruma Türk Ordusunun müdahale etmesi için, söz konusu bölücü fiili durumla ülke bütünlüðü tehlikeye giren Irak Cumhuriyetinin müsaadesi yeterlidir.

Türkiye ve Irak Cumhuriyetlerinin elbette tanýmadýklarý ABD destekli bölücü fiili duruma müdahaleleri bakýmýndan bir engel teþkil etmeyen uluslararasý yasallýk, Türk Ordusunun KKTC’deki varlýðý aleyhinde bir þart olarak da öne sürülemez.

Garantör devlet Türkiye’nin devlet olarak tanýdýðý KKTC’deki askeri varlýðý uluslararasý hukuka uygundur.

Türk Ordusunun gerekirse Irak’ýn Kuzeyinde askeri harekat yapmasý için Meclis, ne Türk topraklarýný ayný fiili durumun bir benzerini Türkiye’nin Güneyinde oluþturmaya çalýþan stratejik düþmanýn askerlerine açmak, ne de hava sahasýný ayný düþmanýn uçaklarýna, eðer 1 Martta kazandýð mevziyi savunup, ilerletmekte, Kurtuluþ Savaþý Meclisi olmakta kararlýysa, koridor yapmak zorunda deðildir.


Birlik ve Bütünleþme
Ýstiklâl Marþý...Tam

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...




Milli Kuvvetlere



Tek kutuplu dünya kurma hayali, Türk medyasý, siyaseti ve devleti içindeki mutlak liberalist bölücülerce hâlâ 100 saat sürdüðü zannolunan 91 saldýrýsýndan bugüne, 12 yýlda siyasi, hukuki, ahlâki cephelerde üst üste yediði darbelerle adým adým uðradýðý bir bozgunla iflas eden ABD, hiçbir medya makyajýyla gizlenmesi mümkün olmayan bu inkârý gayrý kabil yenilgiyi adam gibi kabulleneceðine, insanlýðýn doðduðu, Peygamberlerin hüküm sürdüðü topraklar üzerinde Anglo-Sakson Ýmparatorluðu kurulmasýyla sonuçlanacaðýný umduðu bir saldýrýyý baþlatma çýlgýnlýðýna sürüklenmiþ bulunuyor.

1-Savaþýn adý

Türkiye ve Irak’ýn Kuzeyinin ABD Ýþgalinden Kurtarýlmasý...

Stratejik düþman ABD’nin Baþkanlýk makamýný iþgal eden, beyni küçük yaþlardan itibaren dünyayý kurtaracak tehlikeli bir fundemantalist olarak yýkanmýþ bir biçare kuklanýn “Kaliforniya büyüklüðünde bir eyalet”e benzettiði Irak Cumhuriyetine, muhtemelen Türk topraklarý ve hava sahasý da kullanýlarak gerçekleþtirilen bu saldýrýyla birlikte yeni bir aþamaya yükselen 12 yýllýk savaþýn adý, Türkiye ve Irak’ýn Kuzeyinin ABD iþgalinden kurtarýlmasýdýr.


2-Türk milletinin savaþtaki yeri

Meclisi ve ordusuda dahil her kesimden Milli Kuvvetleriyle Türk milletinin...etnik kökenine bakmaksýzýn, Lâzý, Çerkezi, Boþnaðý, Kürdü, Hristiyan azýnlýklarýyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sýnýrlarý dahilinde yaþayan tek asli unsur Türk milletinin yeri, yine hristiyan azýnlýðý, Türkmeni ve Kürdüyle, tarihi, tabii müttefikimiz Irak Cumhuriyeti Devleti sýnýrlarý dahilinde yaþayan tek asli unsur Arap milletinin yanýdýr, stratejik düþmana karþý onunla, Türkiye’den Irak’a, omuz omuzadýr, cephe yoldaþýdýr.

Okyanusun öbür tarafýndan Merkezdoðu milletlerine lider tayin edip, ültimatom çeken ABD Türk milletinin stratejik düþmaný, bu düþmana karþý Mustafa Kemal Atatürk’ün istediði gibi Kurtuluþ Savaþý ruhuyla mücadele eden Irak Cumhuriyeti ise stratejik müttefikimizdir.

Bu tavýr, Mustafa Kemal Atatürk milliyetçiliði çizgisinin, Kurtuluþ Savaþý tarihinin icabýdýr.

1920’lerde, Kurtuluþ Savaþýnýn ateþleri içinde baþþehir olmuþ göz bebeðimiz Ankara’nýn göbeðinde, üstelik Çanakkale Savaþlarýnýn en kritik zaferlerinden 18 Mart Zaferinin Yýldönümünde, Türkiye’yede model teþkil edecek þekilde, Irak’ýn geleceðini plânlamaya yeltenen ABD destekli bölücü örgütlere itibar edilmemelidir.

Meclise

Tarihi sorumluluðunuza sahip çýkýn, saldýrgan konumdaki ABD’nin Irak Cumhuriyetine yönelik saldýrýsýný kýnayýn. ABD’nin stratejik düþman olduðunu yüksek sesle duyurun.

Türk hava sahasýný düþman uçaklarýna koridor yapmayý onaylamayýn, 1 Martta hükümet tezkeresi-iþgal davetiyesini reddettiðiniz halde, sizlerin, dolayýsýyla Türk milletinin iradesiyle alay edercesine, Mersin-Ýskenderun-Mardin hattýnda þehitliklere, hastanelere, sanayi bölgelerine varýncaya kadar iþgal operasyonunu baþlatan düþmana karþý tek bir yürek halinde sesinizi yükseltin.

1920’lerin Kurtuluþ Savaþý Meclisi üyesi asker kökenli milletvekilleri, Sakarya savaþýnda cephede savaþmaya koþmuþlardý. Aranýzdaki hukukçular güçlünün hukuku karþýsýnda ezilmek yerine, kitle gösterilerinin en önünde yer almalý, bu haksýz saldýrýyý mahkum etmeli.

Türk siyasi partilerine

Türk siyasetinde yer alan partiler benzeri açýklamalarý tek bir yürek, tek bir ses, tek bir yumruk olup hep birlikte yapmalýsýnýz.

Askere

Siz “Kemalin Ordusu”sunuz, ABD destekli bölücülüðün 12 yýl evvel babasýný “Hacý” ilân ettiði, “müslümanlarýn kurtarýcýsý” Bush biçaresinin deðil. Göreviniz Anadoluyu iþgal altýna alan düþmaný bu topraklardan atmaktýr, Milli Kuvvetlerle iþgalciler arasýnda barikat olmayýn.



3-Türk medyasý içindeki gerçek millicilerin, vatanseverlerin görevi


Psikolojik Savaþa dikkat edin. 91 Saldýrýsýnda, ekran baþýnda ABD Propaganda Makinesinin yalanlarýný dinleyerek, CNN muhabiri olma hayaliyle büyümüþ, kiþiliði CNN yalanlarýný dinleyerek þekillendirilmiþ bugünün programcýlarýnýn habercilerinin bazýlarýnýn ABD Saldýrýsýný haberleþtirirken sergiledikleri üzere, Amerikan ordusunun yenilmez erkek tanrý, Merkezdoðu milletlerinin ise bu ordunun aciz kötü kadýný olduðu þeklinde moral bozucu, gayri ahlâki propagandalarý etkisiz kýlýnmalý, Türk milletinin moralini yükseltici yayýnlar yapýlmalý.

Kalplerinde vatan sevgisi bulunduðuna inandýðýmýz, inanmak istediðimiz programcýlar, haberciler, ABD Propaganda Makinesinin bir parçasý olmayý reddetmeli, mesela, bir örneðini dün Tarýk Aziz hakkýnda ortaya atýlan, ancak gerçek olmadýðý Irak televizyonuna çýkan Tarýk Aziz’in “geri zekâlýnýn teki bir söylenti çýkarmýþ, oysa ben buradayým” sözleriyle ortaya çýkan benzeri psikolojik savaþ ürünü haberlere itibar etmemeli, ilerde doðacak çocuklara anlatýldýðýnda onlara hesabýný veremeyecekleri yüz kýzartýcý yalanlardan uzak durmalý, sadece gerçekleri haberleþtirmeli.

Mesela, Irak’a saldýran “uluslar arasý koalisyon” deðil, ABD’dir. Ýllede “uluslarasý koalisyon” denecekse, bu, Almanya’dan, Fransa’ya, Çin’den Türkiye’ye, ABD Saldýrýsýna karþý olan cephe için kullanýlmalý.

“Irak’lý muhalif” deðil, ABD destekli bölücülük.


91 Saldýrýsýnda “haber” adý altýnda duyurulan, birçok bilginin doðru olmadýðý, meselâ, teslim olan, postal yalayan Arap askeri görüntülerinin bulunduðu filmlerin saldýrýdan çok önce Amerika’da ki çöllere çekildiðinin ortaya çýktýðý hatýrlardadýr.

Vatansever haberciler, 91 Saldýrýsýnda yapýlmýþ haberlerle ilgili arþivlere bakacak olurlarsa, bugünlerde ortaya atýlan, atýlacak olan;

-Saddam intihar etti...intihara hazýrlanýyor.

-Irak Ordusunda þu kadar tümen teslim oldu...oluyor...olmaya hazýrlanýyor,

-Gizli yerden yayýn yapan bir radyodan, “ABD bizi kurtarsýn!... Çiçekler atarak karþýlayacaðýz!” feryatlarý yükseliyor,

-“Kimyasal silâh kullandýðý yolunda iþaretler var” benzeri birçok “haber”in, “yorum”un “sýcak geliþme”nin aynýyla karþýlaþacaklardýr.


Bu savaþ, onu para için kýþkýrtan, destekleyen medya diktatörlüðününde sonu olacak, gerçek demokrat baðýmsýzlýkçý Türk medyasý doðacaktýr.


Tanrý Öldü Yaratýcý Heryerde


Birlik ve Bütünleþme

3.17.2003

Ýstiklâl Marþý...Tam

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...
...

“...hasis menfaatlerini kutsal duygulara tercih edip gücünü halktan almayan resmi bir kuvvetle, bunlarýn gücünden yararlanan çýkarcý ve yozlaþmýþ bir azýnlýðýn dýþýnda bütün millet ve memleket, Anadolu’nun sinesinde verilen bir iþaret üzerine yýðýn halinde kýyam etmiþ birleþmiþtir.

Ýþte hareketi Milliye bugünün en büyük sorunu olan ulusal bütünlüðü ve ulusal istiklâli, baðýmsýzlýðý korumak için bütün milletin azim ve imanýndan doðdu.

Bu ayaklanma yalnýz hamiyetsiz bir iktidarý bulunduðu yerden düþürmek deðil, memleketin mukadderatýný belirlemede ulusal iradeyi egemen ve ‘milleti amil’ kýlmak ve þu anda dýþarýdan da varlýðýmýza yöneltilecek saldýrýlarý red, iptal ve sonsuz olarak halk egemenliðini saðlamak gibi üç cepheli bir sahnede mücadeleyi göze almýþtýr”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder




Milli Kuvvetlere

Son geliþmeler hakkýnda

1- Milletin yurdun dört bir köþesinde mitingler tertipleyip sesini yükselterek çoktan reddettiði yüz kýzartýcý ABD Talepleri, tam bir ültimatom mantýðýyla hazýrlanmýþ, baþtan sona çeliþkilerle dolu bir hükümet tezkeresi-iþgal davetiyesi halinde sevkedildiði Meclis’in 1 Mart tarihli oturumunda da reddolunup bir daha açýlmamak üzere mühürlenmiþtir.

Reddolunmuþ tezkereyi, “Türkiye karar verecek... Türkiye karar vermeye hazýrlanýyor... Türkiye karar aþamasýnda... Yeni Tezkere Yolda” gibi, baþlýklarla, adlandýrmalarla gündemde tutmaya çalýþan Türk medyasý, devleti, siyaseti içindeki ABD yanlýlarýnýn iddialarýnýn aksine, ortada bir belirsizlik, kararsýzlýk yoktur, aksine Türk topraklarýnýn Amerikan iþgal ordusuna açýlmasýný gerekçelendiren tezkerenin Mecliste reddedilmesi, icabý kesinlikle yerine getirilmesi gereken bir karardýr, belirliliktir.

Kararsýzlýk, millet iradesinin ABD taleplerini red yönünde belirmesini “belirsizlik", bu kararlýlýðý ise “kararsýzlýk” olarak adlandýrarak, alýnmýþ red kararý doðrultusunda adýmlar atýlmasýný önleyenlerin kafasýndadýr, meydanlara taþýp, Mardin-Ýskenderun-Mersin Cephesinde iþgalci düþman yuvalarýna dayanan her kesimden vatanseverlerin deðil.

"Ýþgali izne baðlayan" tezkerenin Mecliste reddedilmesinden sonra, ABD’nin bir fiili durum olarak Ýskenderun Limanýndan baþlattýðý sevkiyatý durdurmak için, meydanlara taþýp, Ýskenderun Limanýnda iþgalci düþmanýn tutunduðu kýyýlara dayanan millet, belirli bir amaç doðrultusunda kararlýdýr, amacý da bellidir.

Söz konusu tezkerenin, ABD yanlýsý medya lisanýyla ufak tefek rötuþlarla fakat özü deðiþmeden, belki hava koridoru açýlmasý isteðiyle birlikte Meclise getirilip kabul edilmesi, þunu herkes zihnine koysun ki, duvarýndaki Mustafa Kemal Atatürk’ün resmini ve “Egemenlik kayýtsýz þartsýz milletindir” ibaresini indirerek, yerlerine ABD’nin 51. eyaleti olmanýn rüyasýný görmüþ Molla Mustafa Barzani’nin resmiyle, “Vatan bir arsadýr. 180 milyar dolar ödeyip 12 yýlda sattýk” ibaresini asmadýkça, aynýsý Türkiye’ye uygulanacak, ki baþladý bile, Irak’ýn Kuzeyindeki ABD destekli fiili durumu Türk milletine bir devlet olarak benimsetmedikçe, Cumhuriyet-baðýmsýzlýk bütünlüðünden vazgeçmeye razý etmedikçe, söz konusu olamaz.

Nutuk’ta, benzerlerinden heyeti fesadiye, "karýþtýrýcýlar heyeti" diye bahsolunan günümüzün “Askeri Nigâhban Örgütü", emekli generaller, televizyon stüdyolarýnda propagandasýný yaptýklarý, teknolojisine hayran olduklarý Amerikan askeri gücünün bu kepazeliði Türk milletine kabul ettirmeye yeteceðine gerçekten inanýyorlar mý?

Hava koridoru talebide dahil, her türlü tezkere giriþimine karþý hazýrlýklý olmalý, 1 Martta olduðu gibi yine yurdun dört bir köþesinden fakat birincisinden çok daha fazla sayýda, her kesimden, meslekten on binlerce vatanseverin katýlacaðý ikinci bir Ankara Yürüyüþüyle Ankara’ya akmalý, bu sefer Meclise kadar giderek, vekiller üzerinde ABD’ye teslim olmalarý için ikna baskýsý kuran yabancý unsurlardan arýndýrmalýyýz.


2-Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Hilmi Özkök’ün Meclis’te reddedilen tezkere ve Irak konusuyla ilgili TSK’nýn “enine boyuna incelenmiþ, koordine edilmiþ, akýlcý ve tek bir görüþ”ü olduðunu belirterek 5 Mart 2003 tarihinde yaptýðý açýklamalarda, muhtevasýna katýlýnsa da, saygýyla karþýlandýðý belirtilen tezkerenin reddi kararýnýn icabýný yerine getirmekten kaçýnýlmasý düþünülemeyeceðine göre, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve Meclis’in kararýný hiçe sayan küstah düþmanýn Ýskenderun limanýndan Anadolu içlerine baþlattýðý askeri sevkiyatýn engellenmemesini, ayný açýklamada ulusun temsilcisi olduðu bir kez daha vurgulanan Meclisin hükümet tezkeresi-iþgal davetiyesinin reddi yönünde beliren kararýn icabýný yerine getirmesi; Ýskenderun Limanýndaki yabancý askeri varlýðýn faaliyetlerine bir son vermesi için, TSK’yý henüz resmen göreve davet etmemiþ veya yapýlmýþ davetin sorumlu makama henüz ulaþmamýþ olmasýyla açýklamak gerekir.

Savunma Bakanýda dahil, askeri sivil makamlar tarafýndan Ýskenderun limaný ve çevresindeki yabancý düþman askerlerinin faaliyetleriyle ilgili olarak geçtiðimiz hafta boyunca yapýlan “durumun hükümetin kontrolu altýnda olduðu” þeklindeki açýklamalar kabul edilemez. Bu açýklamalarý, þimdilik kaydýyla, bu faaliyetleri el birliðiyle durdurmakla görevli güçler arasýnda iletiþim eksikliðinden, eþgüdüm noksanlýðýndan kaynaklanan maksadý aþan açýklamalar, yine geçen hafta 12 Mart Çarþamba günü Ýskenderun Limanýndaki düþman noktasýna yürüyen Türk vatanseverlerinin baþlarý üzerine ateþ açýlmasýný ise, asla tekrarlanmamasý gereken vahim bir hata olarak görmek doðru olur.

Milliyetçi, sosyalist, dindar, hangi kesimden olursa olsun, Türk vatanseverlerinin baþlarý üzerine ateþ açtýranlar, kaybetmek üzere olduðu ruhunu, namusunu gözü gibi koruduðu Ankara’nýn eteklerine kadar yaklaþan o vaktin iþgal ordusunu, yabancý iþgal ordularýna yaltaklanan iç cephe ihanetinin bugünkü temsilcilerinin gazete köþelerinde, haber bültenlerinde yaptýklarý gibi, o günkü basýnýn her türlü aþaðýlamasýna, “Biz adam olmayýz... Orduyla, savaþla, direnmeyle bu iþin içinden çýkýlamaz” lâflarýna aldýrmadan, can havliyle kan revan içinde paramparça tutunduðu Sakarya Kayalýklarýnda milli varlýðýný þahlandýrýp, tecavüze ramak kala ezerek kazanmýþ, tam manasýyla adam olmuþ þerefli bir ordunun emir makamýnda bulunan üyeleri olduklarýný eðer unutmuþlarsa hatýrlamalýdýrlar...

Ýskenderun-Mersin-Ýncirlik hattýndaki yabancý askeri faaliyetlerin, onlarý önlemekle görevli güçlerin kontrolu altýda yürütülmesi, böyle bir kontrolun mümkün olduðunu bir an için kabul etsek bile, faaliyetin mahiyetinin iþgal olduðu gerçeðini deðiþtirmez.

Geçtiðimiz hafta, Ýstiklâl marþý vesilesiyle, Kurtuluþ Savaþý Meclisinin toplandýðý binayý ziyaret eden Meclis Baþkaný, Bülent Arýnç, Meclisin kararýný saygýyla karþýlayan TSK’yý artýk göreve davet etmeli, Ya Ýstiklâl Ya Ölüm þiarýný haykýrmalý.

Meclis, 1 Martta kazandýðý mevziyi savunmaya, ilerletmeye mecburdur.

3- Milli Kuvvetler, uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan düþmana karþý yasallýðýný Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan, maneviyatýndan alan bir karþý koyuþu, Mardin-Ýskenderun-Mersin Cephesinde misallerini vermeye baþladýklarý üzere, artýk daha koordineli, düzenli, düþmaný bunaltacak sürekli hücumlara dönüþtürmelidirler.


Birlik ve Bütünleþme

Çanakkale Savaþýnýn yýldönümünde vatan topraðýný savunurken sonsuzlaþan þehitlerimizi rahmetle anýyoruz.

3.09.2003

“Uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan düþmanla, bu düþmanýn yanýnda yer alanlar, yasallýðýný Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan alan bir karþý koyuþdan ancak yenilerek kurtulabilirler”








Bütün bir millet, gözleri önünde öz anasý saldýrýya uðrarken seyre zorlanan bir çocuða benziyordu...


Milli Kuvvetlere

Millet, Türk topraklarýnýn güney komþumuz dost ve tabii müttefik Irak Cumhuriyetine saldýracak iþgal askerlerine açýlmasýna karþý olduðunu 1 Mart tarihinde yurdun dört bir köþesinde ve Ankara’da belli etmiþ.

Görevi milli-ulusal isteði, direnç ve yiðitlikle, dayanýþma ve birlik içinde göstermekle, inanarak uygulamakla yükümlü Meclis, Irak Cumhuriyetinin hükümran olduðu topraklar üzerinde ABD tarafýndan oluþturulmuþ “fiili durum”a gerekirse müdahale edebilmek için yurt dýþýna asker göndermeyi, Anayasada mevcut bulunmayan bir iliþkilendirmeyle, Türk topraklarýna bir baþka ülkenin askerlerinin kabulüne baðlayan, Türk Ordusuyla Amerikan ordusunu ayný kefeye koyan utanç belgesini ayný gün reddetmiþ ve milletin silâhlý evlatlarýndan meydana gelen ordu bu karara saygý duyacaðýný, 5 Mart günü Genelkurmay Baþkanýnýn aðzýndan TSK’nýn “enine boyuna incelenmiþ, koordine edilmiþ, akýlcý ve tek bir görüþ”ü olarak duyurmuþ... Modern bir ülkede olmasý gereken þekilde cereyan eden tam demokratik bir sürecin bir sonucu olarak herkesten tezkerenin reddine alýþmalarýný istemiþ.

Kendi Baðýmsýzlýk Savaþýnýn deðerlerine ihanet eden ABD, 6 Þubatta “Türk Limanlarýnýn Ve Kýyýlarýnýn Irak Cumhuriyetine yönelik ABD Saldýrýsýna Göre Düzenlenmesi Tezkeresi”ni bir oldu bittiyle Meclise onaylattýrýr onaylattýrmaz baþlattýðý saldýrý hazýrlýklarýný 1Mart tezkeresinin reddi üzerine ayný gün görünüþte durduruyor.

Kalplerinde vatan duygusuna sahip haberciler hariç, medya þaþkýn... Yenilmez tanrý Amerikan ordusuna “evet” denecek bir formalite olarak propaganda ettikleri oylamada tezkerenin reddedilmesi üzerine, programcýsýndan köþe yazarýna, Türk Ordusunun Kýbrýs’ta, Kuzey Irak’ta iþgalci olduðunu, ABD ordusunun hayal kýrýklýðýna uðratýldýðýný baðýrmaya baþlýyorlar.

Uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan düþman, 1 Mart tezkeresinin reddi üzerine görünüþte durdurduðu saldýrý hazýrlýklarýný, TSK’nýn Meclis’in kararýna saygý duyacaðýný, tam da Genelkurmay Baþkanýnýn aðzýndan “enine boyuna incelenmiþ, koordine edilmiþ, akýlcý ve tek bir görüþ” olarak duyurduðu 5 Mart günü býraktýðý yerden baþlatýyor.

Tezkerenin reddedilmesine raðmen, kýyýlardan, limanlardan Anadolu içlerine giriyor. Mutabýk kalýnmýþ noktalarý iþgal altýna alýyor. "Kahrolsun iþgal!" lâfýndan korkan, "Kahrolsun iþgal!" diyemeyen milletin vekilleri, milletin silâhlý evlâtlarýndan meydana gelip, düþman karþýsýna çýkarýlmýþ ordu, medya, duruma seyirci...

Bütün bir millet, gözleri önünde öz anasý saldýrýya uðrarken seyre zorlanan bir çocuða benziyor.

Baþkan seçildiði gün Meclis’in Kurtuluþ savaþý meclisi olacaðýný söyleyen Meclis Baþkaný, gördüðü manzara karþýsýnda tüyleri diken diken olmakla yetinmekte, ulusa "Ya istiklâl, ya ölüm!" çaðrýsý yapmak yerine, onaylanmadýðýný, muhtevasýna TSK’nýnda katýldýðýný beyan eden Genelkurmay baþkanýnýn da kabul ettiði tezkerenin reddedildiðini söylemeye bir türlü dili varmamakta, “Evet... Meclisten çýkan karar ne olursa olsun, tezkere kabul edilebilirdi, reddedilebilirdi, deðiþtirilerek kabul edilebilirdi ve aynen þimdi karþýlaþtýðýmýz gibi çoðunluk saðlanamadan karar verilmemiþ de olabilir” gibi þahsýnýnda inanmadýðý ifade oyunlarýyla vakit geçirmekte...

Bakanlarý korkuluktan farksýz, milli kiþiliði ezik bir takým tiplerden oluþmuþ hükümet tam bir acz içinde... Irak'ýn Kuzeyindeki "fiili durum"la KKTC’yi ayný zanneden budalalar kendilerini Amerikan elçisinin esiri durumuna düþürmüþler, nabýzlarý onun elinde. Ülkeyi bu elçi ve medya köþelerindeki Süleyman Radiler idare ediyor.

Genelkurmay Baþkaný, artýk varlýðýný savaþ sebebi saymadýðý fiili durumun yöneticilerini muhatap almýþ, “Kuzey Iraklý liderler”e zamanýnda kurtuluþ savaþýný birlikte verdiðimizi hatýrlatýp, serzeniþte bulunmakta, ölçülü iþbirliðine çaðýrmakta.

TSK’nýn görüþünün aksine, "reddedilmiþ tezkerenin reddedildiði için bir daha oylanmasýný" isteyen medya, hukukçu kisveli kimseler, ABD Saldýrýsýna kaldýðý yerden gün saymaya baþlýyor.

Kendisini etnik parçalanma hayaline kaptýrmýþ çoðunluk partisinin Genel Baþkaný “Türkiye, kuþkusuz her zamanki gibi Türkmeniyle, Kürdüyle, Arabýyla, Keldanisiyle, Süryanisiyle ve diðer tüm unsurlarýyla bütün Irak halkýnýn esenliðini önemsemektedir” þeklinde Sevrci demeçlerle Arap vatanseverlere gözdaðý veriyor.

Genelkurmay Baþkaný, Kuzey Iraklý liderlere, “içinde bulunduðumuz coðrafyanýn esirleri” olduðumuzu söyleyip, üzerinde yaþadýðýmýz topraklarý içinde esir bulunduðumuz bir hapishaneye benzetirken, ayný zamanda her kesim içinde, bütün Merkezdoðu’da Sevr modelini savunanlarýn bir bölümünün görünüþte birbirine zýt gerekçelerle ardýna gizlendiði “28 Þubat”ýn diðer kutbundaki emekli generalde, Amerikalý kurtarýcýlarýn imdada yetiþmek üzere olduðunu, “Amerika’yla Irak’ta komþu olacaðýmýzý" müjdeliyor.

Uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan düþman, Anadolu’da gerekli gördüðü noktalarý kontrol altýna almaya devam ediyor.

Daha fazla seyirci kalamayýz. Düþmanýn topraklarýmýz üzerinde sürdürdüðü saldýrý hazýrlýklarýný kim ne derse desin, Türk ordusu düþmanlýðý tuzaðýna düþmeden, ancak ordunun yabancý askerleri korumak gibi bir görevi olmadýðýný da unutmadan, kesimler arasý kýþkýrtmalara kapýlmadan, þu an düþmanýn iþine yarayan demokrasi-diktatörlük ayrýmýna aldanmadan, Osman Nevres Beyler, Þahin Beyler, Süleyman Fethi Beyler, Cehennem Yüzbaþýlar gibi, tek bir yürek, tek bir vücut, tek bir sel olup durdurmak hakkýna sahibiz.

Hukuken haklýyýz, ahlâken haklýyýz, Anayasaya göre haklýyýz.

Baþlayalým artýk.


Birlik ve Bütünleþme

3.02.2003

"Meclisin anlayýþý, yürütümü ve durumu düþmana umut vermedikçe iç ve dýþ cephelerimiz hiç bir zaman yerinden oynatýlamaz"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
...


Milli Kuvvetlere

Tezkerenin reddi hakkýnda

1-Türk Ordusunun, tümüyle Türkiye’nin ulusal çýkarlarýný korumak üzere, Irak’ýn bilgisi dahilinde, gerekirse Irak Cumhuriyetinin Kuzeyinde harekât yapmasýný topraklarýmýzýn Irak Cumhuriyetine saldýracak Amerikan askerlerine açýlmasýyla iliþkilendiren tezkerenin reddedilmesini, Türkiye’nin birlik ve bütünlüðünün savunulmasýyla, ABD Saldýrýsýnýn amaçlarýnýn ayný olmadýðý gerçeðinin Meclis zemininde tespit edilip, karara baðlanmasý olarak deðerlendirmek doðru olur.

Bu “hayýr”ýn, bir parçasý olduðu Irak’ýn politik birliðini, idari yapýsýný, aynýsý Türkiye’ye model olmak üzere ABD’yle birlikte þekillendirme hayalinden bir an evvel vazgeçip, Irak anavatanýna dönmesi gereken Irak’ýn kuzeyindeki “fiili durum”a “evet” anlamýna gelmediði, "genel savaþ aleyhtarlýðý" içinde gözden kaçýrýlmamalýdýr.

Türk siyaseti ve medyasý içindeki ABD yanlýlarýnýn aylardýr yürüttüðü propagandaya raðmen, birbirini çelmeleyen siyasi amaçlara sahip iki iradenin bir “Irak Operasyonu”nun mümkün olamayacaðý artýk anlaþýlmýþtýr.

Birinin parçalamaya çalýþtýðýný, diðerinin koruduðu bir “Irak Operasyonu” mümkün deðildir.


2-Tezkerenin "reddedildiði için tekrar oylanmasý" söz konusu olamaz. Türkiye’nin dýþ tehdit tespitini, amacý tam da Türkiye’nin varlýðýný savaþ sebebi saydýðý fiili durumlarý kalýcýlaþtýrmak olan ABD Saldýrýsýna baðlý kýlan, Türkiye’nin savunmasýný Türk Ordusuna adeta yasaklayan tezkerede bilerek kurulan, “yurt dýþýna asker göndermekle, yurt topraklarýna yabancý asker kabul etmek” arasýnda mevcut olmayan þart iliþkisi kaldýrýlmalý, sadece ülke sýnýrlarý dýþýnda asker bulundurmaya onay veren tek madde halinde düzeltilmeli.

Asker gönderilecek ülke sýnýrlarý dýþýndaki bölgeyi, Irak’ýn kuzeyindeki fiili durumu Türkiye bir devlet olarak tanýmadýðý için, Meclisten bir tezkereyle onay alýnmasýna gerek olmadýðý, bölgede hükümran devlet olan komþu Irak’ýn onayýnýn yeterli olduðu yorumu da rahatlýkla yapýlabilir.

“Hayýr” denmeyeceði hesaplanarak Türk limanlarýnýn ve kýyýlarýnýn ABD Saldýrýsýna göre düzenlenmesi kapsamýnda baþlatýlan her türlü faaliyetin durdurulmasý gerekir.


3-Oylama öncesinde ABD yönetiminin krizi týrmandýrmak için Baðdat’tan geri çektirdiði Türkiye Büyükelçisi görevinin baþýna dönmeli, dost ülke Irak’la iyi komþuluk iliþkilerini olmasý gereken seviyeye çýkarma iradesi sergilenmelidir.


Birlik ve Bütünleþme

3.01.2003

“Milletimiz hür ve baðýmsýz yaþamak huzuruna tam bir iman ile kani olmuþ ve buna kati azim ile karar vermiþtir.
Zaman zaman þurada burada üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüþ olmasý hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imanýna sekte vurmamýþtýr ve vuramayacaktýr”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
...

"Öyle bir hava doðmalýki o gün Pearson aradýðýnda ikna ekibinin elemanlarýnýn telefonlarý bile meþgul çalmak zorunda kalsýn. Yüzde sekseni, doksaný Amerikan saldrganlýðýna karþý olan Türk milletinin Ankara'da ki Meclisi babasýnýn çiftliði zanneden üç tane büyükelçiye, medya içindeki lobicilere, kukla devlet kurucularýna gösterememesi düþünülmez. Ýstenirse milletimizin birkaç yüz bin ferdi vatanýn bir köþesinden Meclise yürür, Ankara'da, Mecliste olur, enerjisiyle Meclisi doldurur, TBMM'nin ABD Kongresinin uzantýsý olmadýðýný gösterir"
...

Milli Kuvvetlere

-III-



ABD’nin yanýnda yer almakla, Türkiye’nin parçalanmasý tek bir politikadýr. AKP yöneticilerinin görevi, Amerikalý iþgalcilerin Türk topraklarýna çýkarýlmasýna ezici bir çoðunlukla karþý çýktýðýný bugün Ankara’ya akarak ortaya koyan milletin sesini dinlemek, bölgemizin bütününe yönelik ABD Saldýrýsýna karþý ezici bir çoðunlukla tecelli eden milli iradeye ikna olmaktýr, ayný iradenin temsilcilerini parçalanmaya ikna etmek deðil.

ABD’nin Türkiye’de kalabilmesi, Türk milletinin düþmana karþý koymak yerine Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tasfiyesine, ülkemizin birbiriyle ihtilâflý etnik idarelere bölünmesine ikna olmasýyla mümkündür. Bu 86 yýl evvel denenmiþ ve hüsranla sonuçlanmýþ bir “operasyon”dur.

Milli iradeyi temsil kabiliyeti üzerine 6 Þubatta Pearson'un gölgesi düþen Meclisin vekilleri son þansýný iyi kullanmalý.

-Uluslararasý hukuku, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan bir düþmanla, bu düþmanýn yanýnda yer alanlar, yasallýðýný Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan alan bir karþý koyuþdan ancak yenilerek kurtulabilirler.

Kaderinizi ABD Saldýrýsýnýn kaderinden ayýrýn.

Birlik ve Bütünleþme





2.27.2003

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder


Milli Kuvvetlere

-II-

ABD Saldýrganlýðýnýn yanýnda yer alan iç cephe ihanetinin 91 Saldýrýsý öncesinde söyledikleri


“Dünyayý karþýmýza alamayýz. Irak bütün dünyaya meydan okuyorsa, bu onun ne kadar saldýrgan olduðunu gösterir. Kuveyt’i iþgal eden Irak bizim komþumuzda olsa duygusallýðý bir yana býrakýp uluslararasý hukukun, dünyanýn yanýnda yer almamýz gerekir. Hem Kuveyt bir baþlangýç. Kuveyt’i iþgal edip, rejimini deðiþtiren Irak’ýn asýl amacý, Arap Yarýmadasýný, Ortadoðu petrol yataklarýný ele geçirip, bölgesel süper güç haline gelmek.

Uzman araþtýrmacýlara, stratejist gazetecilere, ABD yönetimine göre, Irak’ýn gizli nükleer silâh programý birkaç ay içinde sonuçlanabilir. Bazý uzmanlara göre aylar bile deðil, haftalar, günler söz konusu. Saddam her an nükleer silâhlara sahip olduðunu, atom bombasý yaptýðýný ilân edebilir. Bu durumda onu Kuveyt’ten kimse çýkaramaz. BM sistemi çöker. Uluslar arasý toplumda hukukun yerini orman yasalarý alýr, diplomasi yerine güç kullanýmý esas olur. Bütün bölge kargaþaya sürüklenir. Belkide Üçüncü Dünya Savaþý çýkar.

Bu yüzden, soykýrýmcý Irak’ýn iki yýllýðýna bedava petrol teklifini reddettik. Hukuku, manevi deðerleri petrol rüþvetine feda edemezdik. Kabul etseydik suç ortaðý olurduk.

Baþta ABD, Ýngiltere olmak üzere, Sovyetler Birliði, Avrupa, bütün dünya Irak’a karþý birleþti. Ýngiltere Baþbakaný Thatcher, ‘saldýrgan Irak, Kuveyt’te durmayacak, mutlaka durdurulmalý’ diyor. Gorbaçov, Bush’da, ‘Dünyanýn, uluslararasý hukuku hiçe sayan, meydan okuyan bu diktatöre boyun eðmeyeceðini’ söylüyor. Bush, kararlý... ‘Irak Savaþ Makinesinin durdurulacaðýný’ belirtiyor. Çok geç olmadan ABD liderliðindeki “Uluslararasý Koalisyon”un yanýnda aktif olarak yer alacaðýmýzý duyurmalýyýz.

Savaþa katýlmazsak, üslerimizi kullandýrmazsak dünyada yalnýz kalýrýz, çok büyük zarara uðrarýz. Þimdi Suriye’de, Lübnan’da bulunan baðýmsýz Kürdistan yanlýsý PKK, çýkacak kargaþada Kuzey Irak’ta da kamplar kurar, Türkiye’ye sempatiyle bakan otonomi yanlýsý Barzani-Talabani’nin etkisini kýrar, bölgeye hakim olur, Güneydoðu Anadoluda terör katlanýr.

Hele ABD yenilirse, saldýrgan Irak yalnýzlýðýmýzdan faydalanarak Güneydoðuda PKK terörüyle kendine baðlý bir kukla devlet kurmaya kalkabilir, o vakit 40 yýllýk dostumuz ABD’de bize yardým etmez, cezalandýrýr; Kürt devletinin baðýmsýzlýðýný tanýr, Türkiye bölünür, Fýrat ve Dicle sularýný kaybederiz. Ege’de, Kýbrýs’ta tutunamayýz.

Duygusallýðý bir yana býrakýp, savaþa katýlýrsak, ABD’nin yanýnda yer alýr, üslerimizi kullandýrýp, ABD’nin iþini kolaylaþtýrýrsak, savaþýn sonunda, PKK’yla arasý bozuk olan Barzani, Talabani ve Türkmen soydaþlarýmýzla birlikte masaya oturur, pastadan iri bir pay kaparýz.

Türkiye, Adriyatikten Çin denizine sözü geçen bölgesel süper güç olur.

Baðdat Büyükelçisini geri çekmemiz, ABD’nin bölgeye askeri yýðýnak yapmasý, Ýncirlik Üssünde giderek artan hareketlilik, illede savaþ çýkacak demek deðil. Diplomasiyi zayýflýk olarak gören, kaba kuvvetten anlayan her diktatör, her zorba gibi belkide Saddam bu yýðýnaðý fark edince durumun ciddiyetini kavrar, petrol yataklarýný ele geçirmek için saldýrmaktan vazgeçer, belkide Kuveyt’ten kendi isteðiyle çýkar, uluslar arasý sisteme katýlýr”


Gizlide söyledikleri

“1923’te kurulan bu Cumhuriyeti tasfiye etmenin yolu Irak’ýn parçalanmasýndan, Baðdat’ta ABD denetiminde bir rejim kurulmasýndan geçiyor”.


Dün, Amerikan iþgal askerlerinin Türk topraklarýna davet edilmesini kabul etmeyen Meclisin millici vatansever vekilleri üzerinde baskýyý arttýrmak maksadýyla Türkiye'nin Baðdat Büyükelçisini geri çeken ABD yönetiminin, gerek 91 Saldýrýsý öncesinde ve gerekse bugün, açýkta ve gizlide doðrularla yanlýþlarý birbirine karýþtýrarak Türk Milletine söyledikleri aynýdýr.

Þu farkla ki, milletimize ve Meclise, 91 Saldýrýsýndaki gibi "bölgesel süper güç olmak" için deðil, fakat "þu kadar milyar dolar zarara uðramamak için" Irak'a yönelik saldýrýya katýlmanýn gerektiðini söylüyorlar.

"Türkiye", daha doðrusu Türk Devleti, siyaseti ve medyasý içindeki "etnik ittifak", 91 Saldýrýsýna katýlmýþ ve amaçladýðý Kürt devletini de 91-2003 arasýnda adým adým kurmuþtur.





2.25.2003

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
...

"Sen milletin vekilisin, þunun bunun oyuncaðý deðil. Gizlide anlatýlan masallara kanýp, yine gizlide teslim olma. Düþman askerlerine 'evet' diyen kaðýt parçasýný yýrt. Adýný Türk tarihine, Türk askerini düþman askeriyle ayný kefeye koyan bir lânetli olarak yazdýrma.

Sen Kurtuluþ Savaþý Meclisi olacaðýna söz vermiþ bir meclissin, düþmana boyuneðersen, bu Meclisin sonu olur... unutma"
...

Milli Kuvvetlere

-I-

ABD Saldýrganlýðýnýn yanýnda yer alan iç cephe ihanetinin 2003 yýlý 25 Þubatýnda açýkça söyledikleri.

“Uluslar arasý politikada duygusallýða yer yok, 50 yýllýk stratejik dostumuz ABD’yi karþýmýza alamayýz. ABD dünyaya meydan okuyorsa, bu onun ne kadar kararlý olduðunu gösterir.

Irak, müslüman bir ülke, bizim komþumuz, biz de savaþ olsun istemiyoruz. Hükümet olarak barýþ için çok uðraþtýk, fakat Irak’ýn katý tutumu yüzünden çabalarýmýz boþa gitti.

Biz bu savaþý önleyemeyiz. Mademki ABD’nin dediði oluyor, o halde Kürt ve Türkmen soydaþlarýmýzla birlikte masaya oturmak, Irak’ýn geleceðinde söz sahibi olmak istiyorsak, uluslar arasý yasallýðý da, oydaþmayý da bir yana býrakýp, dostumuz ABD’nin yanýnda yer alalým.

ABD’nin yanýnda yer almazsak, PKK terörünü baþlatýr, Kürt devletini kurar, biz de tanýmak zorunda kalýrýz.

Amerikan askerlerinin Türkiye’de konuþlanmasýna ‘evet’ derseniz, bu savaþa ‘evet’ dediðiniz anlamýna gelmez. Hükümet ve Meclis olarak ABD’nin yanýnda yer alma kararlýlýðýmýzý gösterirsek, Saddam belki ürker, geri adým atar.

Amerikan askerlerinin Türkiye’de konuþlanmasýna ‘evet’ demekle belkide ‘barýþ’a ‘evet’ demiþ olacaksýnýz”

Üstü kapalý veya gizlide söyledikleri

ABD, Avrupa, Ýsrail, Irak’ý, Türkiye’yi, Ýran’ý, bütün Ortadoðu'yu (Merkezdoðu) etnik-dini temelde eyaletlere parçalamakta kararlý. Bu kararýn dýþýnda kalmak yerine ayak uyduralým.

Meclis’te açýkça söyleyemiyoruz, bu savaþý önlemek açýkçasý bizim iþimize gelmez. Çünkü bu savaþ olmazsa, millici hareket, Türk milliyetçiliði iktidarý ele alacak. Belkide 91 Körfez Savaþýnýn hesabýný soracak. Rahmetli Özal-Öcalan ittifaký gündeme gelecek, belkide ‘devri sabýk yaratacaklar’.

Unutmayýn, Kuzey Irak'taki devleti ABD’yle birlikte biz kurduk. Tek çare, ABD'nin bu savaþý çýkarýp, Irak'ý, Türkiye'yi, Ýran'ý, bütün Ortadoðu'yu (Merkezdoðu) þekillendirmesi. Bu olursa, kurtulma þansýmýz var.

Biz katýlmazsak, bu savaþ çok uzar. Irak’ýn Kuzeyindeki Kürt devletini fiiliyatta tanýyoruz. Resmen tanýdýðýmýzý ilân edip, millicilere karþý ittifak edelim. PKK zaten ABD’yle birlikte müttefikimiz konumunda. Araplara karþý, Lâzistaný, Kürdistaný, Pontusu, Bizansýyla, Kürt-Türk federasyonunu kuralým. 1923’te kurulan Kemalist T.C dönemini kapatalým.

ABD sallanýyor. Gördüðü direnç karþýsýnda geri adým atabilir. ABD geri adým atmadan Amerikan askerlerinin Türkiye’de konuþlanmasýna ‘evet’ dersek, hükümet ve Meclis olarak ABD’nin yanýnda yer alma kararlýlýðýmýzý gösterirsek, ABD cesaretlenir, savaþtan vazgeçmez.

Saddam bir baðýmsýzlýkçý vatansever. Millici. 12 yýldýr kötü örnek oluyor, Türk milletine, ABD’yle savaþmanýn mümkün olduðunu gösteriyor, Kurtuluþ Savaþý yýllarýný, Sakaryayý hatýrlatýyor, Türk milletini uyandýrýyor. Rahmetli Özal, 90 yýlýnda farketmiþti bu durumu.

Ondan kurtulmak, aslýnda açýkça söyleyelim, bir Kürt soykýrýmcýsý olan diktatör Mustafa Kemal belâsýndan kurtulmak demek.

Amerikan askerlerinin Türkiye’de konuþlanmasýna ‘evet’ demekle, diktatör Mustafa Kemal’e, 1923’te kurulan T.C’ye, Türk Milli Devletine ‘hayýr’ demiþ olacaksýnýz"...

2.22.2003


Mustafa Kemal Atatürk: Sevr Operasyonuna ikna olmak yerine, haber bültenlerine göre ülkesini savunacaðý tehditini savuran ve yine ABD Saldýrýsýna katýlacaðýný açýklayan Avustralyalýlarý uyarmak suretiyle tehdit eden Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin’in prototipi.

Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin’e yönelik açýk nefretin bilinçaltýndaki esas hedefi. Saddam Hüseyin’in þahsýnda seyre hazýrlandýklarý, aslýnda Mustafa Kemal’in ortadan kaldýrýlýþý.

Saddam Hüseyin: Esasen Birinci Dünya Savaþýnda Çanakkale Savunmasýnda Anzaklarý (Avustralya, Yeni Zelanda müfrezeleri) durduran ve 1919 yýlý Sonbaharýnda Suriyelilere omuz omuza Ýstiklâl Savaþý çaðrýlarý yapan Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik nefret hislerini þu veya bu sebeble açýkça, olduðu gibi ifade edemeyenlerin boy hedefi.

Diktatör Saddam, bu anlamda Diktatör Atatürk; “tek partili yýllar” ise BAAS rejimi demek.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti: Sýrf Damat Ferit’le, Ýngilizlerin aymazlýðý yüzünden zamanýnda önlenemediði için kurulup bugünlere geldiðine inanýlan “istenmeyen geliþme”.

Ýstenmeyen Geliþme: ABD’nin Irak’a yönelik saldýrýdan vazgeçmesi.

Saddam sonrasý Irak: ABD yönetimine, Avrupa’daki ABD yandaþý siyasetçilere, her iki kýtadaki medyaya, Türk siyaseti ve medyasý içinde geleceðini ABD Saldýrýsý’na baðlayanlara göre, bir asker-vali tarafýndan kurulacaðý hayal olunan yeryüzü cennetinin adlarýndan biri.

Üslerin ve Limanlarýn Modernizasyonu Tezkeresi: Birinci Dünya Savaþý öncesinde ve savaþ sýrasýnda, o vaktin “stratejik müttefik”i Almanya’nýn Osmanlý Ordusunda Alman Ýmparatorluðunun menfaatleri doðrultusunda hareket eden subaylarýna, sýnýrdan sýnýra sürülme pahasýna bildiðini okuyan, kafasýný dik tutan Kurucu Ulusal Önder’in, içinde bulunulan þartlar ne olursa olsun Türk baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumakla görevlendirdiði Türk gençliðine, istikbalde vataný tekrar iþgale yeltenebilecek düþmanýn bin bir kýlýk ve kisveye bürünebileceði ihtimaline iþaret ederek tam bir uyanýklýk saðlamaya çalýþtýðý Gençliðe Hitabe’de ki bölümde; “... Zorla ve aldatýcý düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alýnmýþ, bütün tersaneleri ele geçirilmiþ” ifadelerindeki “aldatýcý düzen... düþman hile”si ikazýyla birlikte düþünülmesi gereken bir talebin Türk milletine sunuluþu;“Türk Limanlarýnýn Ve Kýyýlarýnýn Irak Cumhuriyetine Yönelik ABD Saldýrýsýna Göre Düzenlenmesi Tezkeresi".

Bu tezkerenin Meclisde gizli oturumda onaylanmasý, Türk milletine müspet anlamda “tarihi gün-tarihi karar” olarak duyuruldu.

Tehditin kaynaklandýðý ülke: ABD yönetimine, Avrupa’da ki ABD yandaþý siyasetçilere, her iki kýtadaki medyaya, Türk siyaseti ve medyasý içinde geleceðini ABD Saldýrýsý’na baðlayanlara göre, güney komþumuz, tarihi doðal müttefik Irak Cumhuriyeti.

Irak Cumhuriyeti 12 yýldýr hem ambargo altýnda hem de Türkiye sýnýrlarý dahilinde bulunan Ýncirlik Üssün’den kalkan Amerikan savaþ uçaklarý tarafýndan bombalanýyor. Ambargo ayný zamanda Türkiye’ye de yönelik.

Tehdit edilen ülke: ABD yönetimine, Avrupa’da ki ABD yandaþý siyasetçilere, her iki kýtadaki medyaya, Türk siyaseti ve medyasý içinde geleceðini ABD Saldýrýsý’na baðlayanlara göre, “Irak Operasyonu’na gün sayan” ABD.

“Geldikleri gibi giderler”:

Bundan 85 yýl evvel, Ýstanbul limanýnda demir atan maðrur düþman gemilerine bakarak savrulduktan 4 yýl sonra diktatör Mustafa Kemal ve çulsuzlarý tarafýndan icabý yerine getirilen “tarihi tehdit”.

“Saddam Avustralya’yý tehdit etti” cümlesindeki tehdit, Çanakkale’de Anzaklarý durduran Mustafa Kemal Atatürk’ün Istanbul’da 1918 Kasýmýnda düþman donanmasýna bakarak söylediði, “Geldikleri gibi giderler” cümlesindeki “tehdit”in ayný.

Medya (olumsuz anlamda): Hakikatle insanlar arasýnda bulunan, ses-görüntü duvarý. Gerek mevcut bilgi birikiminin, gerekse günlük geliþmelerin bilgisinin bir çeþit "clergy" tarafýndan "haberleþtirildiði" tecavüz aðý.

Haber bülteni (Olumsuz anlamda): Telkin faaliyeti. Telkin faaliyetinin gün boyunca belli aralýklara tekrarlanan bölümlerinden her biri. Haberi verilecek olaylarýn seçiminde, yorumlanmasýnda, seçilen olayýn "haberleþtirilme" biçimi ve kullanýlan dil olarak, Türkiye ve dünyaya kendi güç merkezlerinin penceresinden bakan batýlý haber tekellerine baðýmlý.

“Operasyon" oldu oluyor sevinci: Amerikalýlarý, 40'larýn sonlarýnda "kötülük yuvalarý"nýn duvarlarýný, geliþlerinin þerefine beyaza boyayýp törenlerle karþýlayan sevincin aynýsý.


Ýstiklâl Marþý... Tam.

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...
...

"Bir yolda ilerleyen yolcunun yalnýz ufku görmesi kâfi deðildir;
ufkun arkasýný da görmesi lâzýmdýr"
...

Milli Kuvvetlere

-III-

"Arkadaþlar!...

Felâketler, acýlar, yenilgiler milletler üzerinde birtakým etkiler yapar. Bu etkilerin baþlýcasý, öyle kara günlerinden sonra, milletlerin uyanmasý, onurunu bulmasý ve kendi benliðini duymasýdýr.

Uzun yüzyýllarýn acý sonuçlarý, sonunda bizim milletimizde de bu özellikleri yarattý. Tam güvenle söylerim ki, milletimiz baþtanbaþa böyle bir uyanýþa kavuþmuþ, bütün ve olgun bir millet hâlindedir. Açýkça ve övünçle ilân ederim ki, bu millet, milli benliðini kavramýþ ve bunu bütün dünyaya kanýtlamýþtýr. Milletimiz son zaferleri, hep bu özellikleri sayesinde kazandý.

Milletleri yükselten bu özelliklere, bir etken daha ekleyelim: Ýntikam duygusu...

Milletlerin kalbinde intikam duygusu olmalý. Bu alelâde bir intikam deðil, yaþamýna, rahatýna, zenginliðine düþman olanlarýn zararlarýný yok etmeye yönelmiþ bir intikam. Bütün dünya bilmeli ki, karþýmýzda böyle bir düþman oldukça, onu baðýþlamak elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düþmana acýma, acizlik ve zayýflýktýr. Bu, insanlýk göstermek deðil, insanlýk özelliklerinin sona eriþini ilân etmektir.

Bizim intikamýmýz zâlimlerin zulmüne karþýdýr. Onlarda zulüm duygusu ölmedikçe, bizde de intikam duygusu ölmeyecektir"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder


(Zulüm duygusu ölmeyen zalim: Stratejik düþman ABD ve baðlaþýklarý)

2.17.2003

Ýstiklâl Marþý... Tam.

"...Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve
þartlarýný düþünmeyeceksin!"...

“...Zorla ve aldatýcý düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alýnmýþ, bütün tersaneleri ele geçirilmiþ, bütün ordularý daðýtýlmýþ ve yurdun her köþesine düþman girmiþ olabilir. Bütün bu koþullardan daha acý ve daha korkunç olmak üzere, yurdunda, iþ baþýnda bulunanlar, aymazlýk ve sapkýnlýk ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler; Dahasý ülkenin baþýnda bulunan bu kiþiler, kendi çýkarlarýný, yurduna girmiþ olan düþmanlarýný siyasi maksatlarýyla birleþtirebilirler...”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder

..

Üslerin ve Limanlarýn ABD Saldýrýsýna Göre Düzenlenmesi (Üslerin ve limanlarýn modernizasyonu): Kurucu Ulusal Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, içinde bulunulan þartlar ne olursa olsun Türk baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumakla görevlendirdiði Türk gençliðine, istikbalde vataný tekrar iþgale yeltenebilecek düþmanýn bin bir kýlýk ve kisveye bürünebileceði ihtimaline iþaret ederek tam bir uyanýklýk saðlamaya çalýþtýðý Gençliðe Hitabe’de ki bölümde,

“... Zorla ve aldatýcý düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alýnmýþ, bütün tersaneleri ele geçirilmiþ” ifadelerindeki “aldatýcý düzen... düþman hile”si ikazýyla birlikte düþünülmesi gereken bir talebin Türk milletine sunuluþudur.

Birinci Dünya Savaþý öncesinde ve savaþ sýrasýnda, o vaktin “stratejik müttefik”i Almanya’nýn Osmanlý Ordusunda Alman Ýmparatorluðunun menfaatleri doðrultusunda hareket eden subaylarýna, sýnýrdan sýnýra sürülme pahasýna bildiðini okuyan, kafasýný dik tutan Kurucu Ulusal Önder, o bölümü bugüne bakarak yazsaydý, kendisine “Niçin?” diye sorma ihtiyacý duyulurmuydu?”
...

Milli Kuvvetlere...

-II

1923 yýlý Temmuz ayý sonlarýnda, bir Salý sabahý, Ýstanbul Komutaný Selâhattin Adil Paþa’nýn komutanlýk binasý önünde toplanan millici, vatansever Üniversite Gençliði, izciler, efeler, Kurban Bayramýna tesadüf eden o gün, Türk milletinin iradesine boyun eðip, iþgali sona erdirmeyi kabul ettiði haberini 101 pare top atýþýyla kutladýklarý düþmanýn 80 yýl sonra yine bir Kurban Bayramýnda döneceðini elbette bilemezlerdi.

Bayrak farkýna, sahte müttefiklik iliþkisine, ardýna gizlenmeye, kullanmaya çalýþtýðý kendi içinde bölünmüþ NATO baðlantýsýna sakýn aldanmayýn; bugün 17 Þubat 2003 sabahý, Kuzey Kýbrýs Karpaz bölgesiyle, Ýskenderun Körfezi, Domuz Burnu açýklarýnda, Türk limanlarýný, kýyý bölgesini iþgal altýna almak için Ankara’daki Meclis’ten ikinci bir davet bekleyen Amerikan Donanmasý, 13 Kasým 1918 tarihinde geldiði Ýstanbul þehrinden Yunan Ordusunun Büyük Taarruzla Ýzmir Körfezinden denize süpürülmesi üzerine, 2 Ekim 1923 tarihinde ayrýlan ayný düþman donanmasýdýr.

Þimdi resmi rakamlara göre milletimizin açlýk sýnýr altýnda yaþayan milyonlarca mensubunun mahzun kaldýðý Bayramdan sonra bir toparlama yapmadan evvel hatýrlayalým:

Meclisi, yabancý iradelerin baskýsýndan tamamen kurtarýp, ezici bir çoðunlukla ABD Saldýrýsýna karþý olan milli iradeye baðlayacak bir “Ankara Yürüyüþü” gerekli görünüyor“.

"Onun asýl sahibi irade orada hazýr bulunmadýðý taktirde, ‘Türkiye’de Amerikan askerine hayýr kampanyasý’ baþlatan Ýþçi Partisi’nin ‘Türkiye’nin baðýmsýzlýðýný, güvenliðini, toprak bütünlüðünü savunma görevine’ çaðýrdýðý Meclis, ilk tezkerede olduðu gibi psikolojik baský altýna alýnarak, Irak’a saldýracak Amerikan askerleriyle ilgili tezkere bir oldu bittiye getirilebilir”

ABD’nin Irak Cumhuriyetine yönelik saldýrýda kullanacaðý Amerikan iþgal askerlerinin Türk topraklarý üzerinde üslenmesine izin verecek “Utanç Belgesi”ni her ne kadar yarýn 18 Þubatta Meclise onaylattýrmaya teþebbüs etmeyeceðini açýklamýþsa da, Türkiye’de dahil bütün Merkezdoðu ülkelerine yönelik Sevr Operasyonu yürüten bu düþmana “stratejik müttefik” demekte ýsrar eden hükümet, “Üslerin ve Limanlarýn ABD Saldýrýsýna Göre Düzenlenmesi” belgesinde olduðu gibi bir oldu bittiye kalkýþabilir.

Meclisin sahibi millet, hükümet ve medya ne derse desin, sanki “Utanç Belgesi” her an onaylattýrýlacakmýþ gibi bütün aðýrlýðýný hissettirmeli, Ankara’da bulunmalý.

Eðer bu Meclis “Kurtuluþ Savaþý Meclisi” olamayacaksa, Sevr’i kýracak iradeden yoksunsa, bu gerçek bir an evvel anlaþýlmalý.


Milli Kuvvetler, Türk milletine yasaklanan, saldýrganlara tahsis edilen kýyý bölgelerine mutlaka girmeli, düþman donanmasý bölgeden çekilene kadar kýyýlarý, limanlarý kontrol altýna almalý

Kurban Bayramý öncesinde, teferruatlarý Pearsonlarla, ABD Saldýrsýný savunan köþe yazarlarýyla konuþulup, plânlanan fakat ulusun kendisinden gizlenen bir “ulusal çýkar” bahanesiyle, seçildiði gün Baþkanýn aðzýndan güya bir “Kurtuluþ Savaþý Meclisi” olacaðý söylenen TBBM’de gizli gerçekleþtirilen bir oturumla apar topar onaylattýrýlan “Türk Limanlarýnýn Kýyýlarýnýn Amerikan Ýþgal Askerlerine Tahsisi” belgesiyle kendisini davet ettiren düþman donanmasý, iþgal altýnda almak için Ankara’daki meclisten ikinci bir davetiye beklediði kýyýlara, limanlara çýkamaz.

Türk Güvenlik Kuvvetleri, deðil olasý iþgal bölgelerini korumak, aksine, Gençliðe Hitabe’de verilen görevi yerine getiren Milli Kuvvetlere yardýmcý olmalýdýr.

Milli Kuvvetler, birleþip bütünleþme yolunda önemli bir merhale olan 2 Þubat tarihli “Denktaþ’la Omuz Omuza” mitinginde kendisinde var olduðunu ispat ettiði potansiyeli, Kýbrýs’la, Kuzey Irak’ýn tek bir cephe olduðunu kavrayan milli öfkeyi baþka mecralara yönlendirip ziyan ettirmeye çalýþacak iç cephe provokasyonlarýna dikkat etmeli.

Maksadý Türk milletini bölerek güçten düþürmek olan iç cephe provokasyonlarý;

-Öfkeyi Türk Ordusuna yöneltmek,

-Kesimler arasý kutuplaþmalarý kýþkýrtýp, keskinleþtirmek,

-Sevr Operasyonu stratejisinin içine yerleþtirildiði “demokratikleþme süreci”nin korunmasý adý altýnda sahte bir “demokrat-demokrat
olmayan, totaliterizm yanlýsý” ayrýmýný ön plana çýkarmak þeklinde tezahür edebilir.

Mesela, “28 Þubat”ýn ayný zamanda her kesim içinde Kuzey Irak’ta Sevrci tezleri savunanlarýn bir bölümünün görünüþte birbirine zýt gerekçelerle ardýna gizlendiði bir süreç olduðunu da farkýna varmak gerekir.

Milli kuvvetler, sel olup boþaldýðýnda Sevr Operasyonunu da, iç cephe ihanetini de Ýskendurun'dan denize süpürecek enerjiyi hiçbir teferruatla oyalanýp, ziyan etmeden, “iþgal davetiyesi”nin yýrtýlýp atýlmasý ve Türk limanlarýný, kýyý bölgelerini iþgal altýna almak için Ankara’daki Meclis’ten ikinci bir davet bekleyen Amerikan askerlerinin Türk topraklarýna çýkmasýnýn engellenmesi için kullanmalý.


Birlik ve Bütünleþme
...

"Alaca bulaca dil olmaz, alaca bulaca iþ olmaz"

Ýsmail Gaspýralý


Ortadoðu: Batýyý merkez kabul eden bakýþ açýsýyla, kabaca Balkanlar, Kafkaslar, Ýran’ýn doðusu, Arabistan Yarýmadasýnýn tamamý ve üzerinde bulunan ülkeler de dahil Kuzey Doðu Afrika arasýnda uzanan bölgeye verilen ad.

Merkezdoðu veya Merkezidoðu: Ortadoðu adýyla anýlan bölgenin bugünden geleceðe doðru adý.

ABD Tehditi... ABD Sorunu... ABD Saldýrganlýðý: Milli Kuvvetlere, milli-ulusal medyaya göre sorunun adý

Irak Krizi, Irak Sorunu, Sorunlu Bölge Irak: ABD yönetimine, Avrupa’daki ABD yandaþý siyasetçilere, her iki kýtadaki medyaya, Türk siyaseti ve medyasý içinde geleceðini ABD Saldýrýsý’na baðlayanlara göre sorunun adý.

ABD Saldýrýsý: Milli Kuvvetlere, milli-ulusal medyaya göre muhtemel savaþýn adý

Irak Operasyonu: ABD yönetimine, Avrupa’daki ABD yandaþý siyasetçilere, her iki kýtadaki medyaya, Türk siyaseti ve medyasý içinde geleceðini ABD Saldýrýsý’na baðlayanlara göre muhtemel savaþýn adý.

Irak Savaþý: Vietnam Savaþý misalinde olduðu gibi, muhtemel savaþýn saldýrýnýn hedefi olan ülkenin adýyla anýlmasý.

Kitle Ýmha Silâhý: Üretici ülkelerin elinde bulunduðu müddetçe veya Merkezdoðu, Doðu ülkelerine satýlýncaya kadar türlerine, modellerine, iþlevlerine göre mesela, “Uzun menzilli füze... Kýtalararasý nükleer baþlýklý füze... Taktik nükleer silâh... Akýllý bomba” olarak adlandýrýlan silâhlara, Merkezdoðu, Doðu ülkelerine satýldýktan sonra veya ayný silahlar söz konusu ülkeler tarafýndan üretildikleri taktirde verilen genel ad.

Bir baþka misal; geliþtirmeye çalýþan ülke Irak Cumhuriyeti olduðu için baþta ABD olmak üzene batýlý ülkeler tarafýndan “Cehennem topu” olarak adlandýrýlan silâhýn bir benzeri batýda üretilse, adýna tahminen “uzun menzilli süper top... Akýllý top” denilecek olmasý gibi.

Ortadoðunun demokratikleþtirilmesi... Geleceðinin plânlanmasý... Geleceðinin þekillendirilmesi... Ortadoðunun “dizayn” edilmesi:

Merkezdoðu’nun bir daha güçlü lider çýkmayacak, güçlü devlet oluþmayacak þekilde, birbiriyle ihtilâflý parçalara, beyliklere ayrýlmasý.