4.19.2003

Ýstiklâl Marþý... Tam

"Birgün, Baðýmsýzlýðýný ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalýrsan, göreve atýlmak için, içinde bulunduðun durumun imkân ve þartlarýný düþünmeyeceksin"
..

“Bütün anlaþmazlýklarý ortadan kaldýrmalýyýz. Ve silâhlarýmýzý memleketimizi bölmek isteyen düzenbazlara çevirmeliyiz. Bu çaðrýyý dinlemezseniz piþman olacaksýnýz. Dinimizin, imansýz düþmanlarýmýzýn vaadlerine güvenmeyiniz!...

"Hakka inanan mücahitler yakýnda Arap dindaþlarýnýn misafiri olacak ve düþmaný dört bir yana daðýtacaklardýr. Dindaþ gibi yaþayalým.
Düþmanlarýmýz kahrolsun!"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder


..

“Savaþ sadece teknoloji deðil, ondan çok daha fazla olmak üzere irade iþidir.

Saðlam bir kafa, dünyaya net bir bakýþ açýsýyla silâhlanmýþ çelik gibi irade ister.

Bu irade Born Again Christian mezhebine baðlý Bush’la, ýrkçý rahiplerin adeta fetva verdiði Blair’in “iþgalci misyon ordusu”na karþý kaderleri tekbir Ýstiklâl Savaþý’nda birleþen bölgemiz Milli Kuvvetlerinde fazlasýyla mevcuttur”
..

“...’Irak insanlýðýn gözleri', Baðdat o gözlerin kalbidir... Kalbimiz yerli yerinde. Dokusu kuvvetli, vuruþlarý saðlam.”


Ýstiklâl Savaþýnda 31. Gün

Milli Kuvvetlere

Son geliþmeler hakkýnda


1- ABD-Ýngiltere-Anzak saldýrýsýnýn baþladýðý 20 Mart sabahý lideriyle partisiyle görev baþýnda bulunan yönetim, Irak Cumhuriyeti Devleti’nin meþru yönetimidir.

-Ahlâken böyledir. Zira meþru yönetim ABD-Ýngiltere’nin baþýný çektiði iþgal güçlerine karþý askeri, siyasi, hukuki, her sahada savaþmýþtýr, savaþmaktadýr.

-Siyasi olarak böyledir. Zira Irak halký ABD-Ýngiltere’nin “Millici, baðýmsýzlýkçý, vatansever yönetimi devirmek için kargaþa çýkarýn, bizim iþgalimize boyun eðin, özgürleþin” kýþkýrtmalarýna uymamýþ, ülkenin belli noktalarýndaki geleneksel iþbirlikçi unsurlar hariç, hangi kökenden olursa olsun, tek bir millet halinde, ordusuyla, partisiyle, yönetimin etrafýnda bütünleþip, savaþmýþtýr, savaþmaktadýr.

-Mevcut uluslar arasý hukuka göre de böyledir. Zira Irak Cumhuriyeti Devleti BM üyesi bir ülkedir. 28 Temmuz 1945 yýlýnda zamanýn ABD Baþkaný Truman tarafýndan imzalanýp, ABD Senatosunda 2’ye karþý 89 oyla onaylanmasýyla birlikte, yapýlmýþ ve yapýlacak olan uluslar arasý anlaþmalarýn kendisinin üzerinde olduðunu, baðladýðýný bildiren Amerikan Anayasasýnýn halen yürürlükteki 6. maddesi hükmünce, ABD’yi hem iç hukukunda hem de uluslar arasý iliþkilerde baðlayýcý en üst kanun derecesine yükselen BM Sözleþmesine göre, kendi sýnýrlarý dahilinde hükümran bir devletin yýkýlmasý, rejiminin deðiþtirilmesi, (hiç biride Amerikan-Ýngiliz-Anzak iþgal güçleri tarafýndan görevini yerine getirmesine engel olunan meþru Irak yönetimi için söz konusu olmayan) istisnai durumlar hariç, meþru deðildir.


2- Meþru yönetimin görevini yerine getirmesini cebren ve hileyle engelleyen iþgalci güçlerin yol açtýðý mevcut “fiili durum”un adý, “iþgal”dir. Ýþgal, hiçbir bahaneyle meþrulaþtýrýlamaz, kalýcý hale getirilemez, 20 Mart sabahý görev baþýnda bulunan meþru yönetime iade edilmedikçe, sona ermiþ kabul edilemez.

-Baþta ABD-Ýngiltere olmak üzere, saldýrýnýn baþladýðý 20 Mart sabahý Irak’ta görev baþýnda bulunan meþru siyasi iktidarýn görevini yerine getirmesini engelleyen iþgalci ülkelerin Irak Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilindeki varlýklarý ve “Irak’a demokrasi getirmek... Irak’ýn geleceðini þekillendirmek” gibi uydurma gerekçelerle, “Irak’ýn yeniden yapýlandýrýlmasý” adý altýnda, petrolü yaðmalamak, ülkeyi Merkezdoðu’nun bütününe, Asya’ya doðru muhtemel saldýrýlar için üs olarak kullanmak maksatlarýna hizmet edecek bir kukla rejim kurmak için yürüttükleri bütün faaliyetler kanundýþýdýr.

-Irak topraklarý üzerinde, kanun dýþý konumdaki bu ülkelerin, Geneva Anlaþmasýnýn “iþgalci ülkeler”e yükledikleri sorumluluklar haricinde, hiçbir surette iradesini temsil etmedikleri Irak halký adýna, yasama, yürütme, yargýlama haklarý yoktur.

Baþta ABD-Ýngiltere olmak üzere, Irak Cumhuriyeti topraklarý üzerinde, siyasi iktidarýn görevini yerine getirmesini engelleyen iþgalci düþman konumundaki bu ülkeler, onlara “iþgalci ülkeler” olarak geçici sorumluluklar yükleyen Geneva Anlaþmasýný ve Irak’a yönelik saldýrýya imkân vermeyen 51. maddesini çiðnedikleri BM Sözleþmesini, bu sözleþmenin baþka maddelerini istismar yoluyla;

a- 20 Mart sabahý Irak’ta görev baþýnda bulunan meþru siyasi iktidarý kanun dýþý ilân etme, yöneticileri hakkýnda takibatta bulunma kanun dýþýlýðýna,

b- Kendi kanun dýþý konumlarýnýn meþrulaþtýrýlmasýna,

c- Ceplerinde her sabah okuduklarý Bush için yazýlmýþ dualarýn bulunduðu özel olarak hazýrlanmýþ “yeni-incil”ler taþýyan Amerikan misyon ordusunun vatansever Baðdat halkýnýn hücumuna karþý tanklarla duvar gibi çevrelediði bir meydanda, Born Again Christian adlý mezhebin denetimi altýndaki Waþington’daki “meczup”larla Pentagon’un sahnelediði “Berlin Duvarý yýkýlýyor” adlý “Müsamere”de, açýlarý ayarlanmýþ televizyon görüntülerinde, kameralara el sallayýp, dans eden özgürlük sarhoþu yüz binlerce Baðdatlý rolünü oynayan iþbirlikçilerle benzeri gruplarýn “geçici hükümet kurma” adý altýnda yürüttükleri kanun dýþý faaliyetlerin, tek cümleyle iþgalin yol açtýðý “fiili durum”un sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasýna, meþrulaþtýrýlmasýna alet edemezler.

-BM Denetçileri Irak’ta bulunduðu sýrada saldýrmasý mümkün görünmeyen Waþington rejiminin tam da bu nedenle yönelttiði “denetçilerin geri çekilmesi” talebine milyonlarca Irak Cumhuriyeti vatandaþýna olan sorumluluðunu dikkate alýp o görevi gönüllü olarak üstlenecek yeni BM denetçileri göndererek karþý çýkmak yerine, Waþington rejiminin tehdidine boyun eðip, “BM denetçilerinin güvenliðinden sorumlu olduðu” gerekçesiyle, BM Denetçilerini Irak Cumhuriyeti sýnýrlarý dýþýna çýkararak, “OÝL” (Operation Iraqi Liberation) adýyla da bilinen “saldýrý”nýn baþlamasý önündeki son ve en önemli engeli kaldýran BM Genel Sekreteri Kofi Annan, “Irak’ýn yeniden inþasýnda BM’nin oynayacaðý temel rol”ün iþgalin sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasý, meþrulaþtýrýlmasý olmayýp, siyasi iktidarýn, iþgal güçleri tarafýndan görevi yerine getirilmesi engellenen meþru Irak yönetimine iadesi olduðunu hatýrlamalý, BM’nin bu anlamda kullanýlmasýna izin vermemelidir.

91 yýlýnda bayraðýný “seçilmemiþ” Sabah ailesinin Kuveyt’te tekrar göreve getirilmesi için kullandýran “BM’nin Irak’ta oynayacaðý temel rol”, siyasi iktidarýn, “kaybettiði seçimle seçilmiþ” bir baþkana sahip ABD’de dahil, kendisine üye çok sayýda “seçilmemiþ” yönetim arasýnda, anti-sömürgeci, millici bir devrimle siyasi iktidarý alan ve 20 Mart 2003 sabahý görevi baþýnda bulunan meþru Irak yönetimine iadesini saðlamaktýr.

Amerikan Anayasasýný da baðlayan BM Sözleþmesinin 51. maddesi bunu gerektirir.

Ýktidarýn, 20 mart sabahý görev baþýnda bulunan meþru Irak yönetimine iadesini saðlayamayan, iþgalin sonuçlarýnýn kalýcýlaþtýrýlmasýna, meþrulaþtýrýlmasýna alet olan bir BM’nin varlýðýný devam ettirmesi imkânsýzdýr.


3-Irak’tan Türkiye’ye bütün Merkezdoðu’nun kaderi sömürgeci düþmanýn bölge dýþýna þekillendirilip, iþgal sonrasý dönemin açýlmasýyla zafere ulaþacak bölge çapýnda tekbir Ýstiklâl Savaþý’nda birleþmiþtir.

1919’un Ýstiklâl Savaþýnýn birikimi, Irak’taki kurtuluþ mücadelesine, bölge çapýnda Ýstiklâl Savaþýna baðlanmalýdýr. Arap vatanseverliðinin silâh arkadaþý millici, baðýmsýzlýkçý, sosyal devlet kurucusu, doðu maneviyatýna sýmsýký baðlý Mustafa Kemal Atatürk’ün görüþleri bunu icap ettirir.

Biz gaibi bilemeyiz, Waþington’daki “meczuplar”ýn iþgal ordusunun ufuktaki cehennemi hezimetinin tarihini veremeyiz, “kýsa sürecek bir operasyon” diyemeyiz, ama yinede 91 yýlý Martýnda, gazete köþelerinde, televizyon stüdyolarýnda “100 saat savaþý”yla hemen yýktýklarý Irak Cumhuriyeti’nin baþþehri Baðdat’ta milyonlarca Baðdatlýnýn 150 kiþilik oyuncu kadrosuyla temsil olunduðu “müsamere”yi sahnelemeyi ancak 12 yýlda baþarabildikleri ölçü alýnýrsa, ayný gazete köþelerinde ve stüdyolarda, “21gün savaþý”yla bu sefer Kýyamete kadar yýkýlmamak üzere gerçekten kurulduðu ilân olunan tek kutuplu dünyanýn tek kutbunun o “müsamere” meydanýndan, Merkezdoðu’nun dýþýna þekillendirilmesinin 12 yýl sürmeyeceðini, en fazla bir, birkaç yýl içinde tamamlanacaðýný söyleyebiliriz.


Birlik ve Bütünleþme

4.09.2003


“...’Irak insanlýðýn gözleri', Baðdat o gözlerin kalbidir... Kalbimiz yerli yerinde”


Ýstiklâl Savaþýnda 21. Gün



Milli Kuvvetlere...



Özellikle seçildikleri kanýsýný uyandýran ýrkçýlarýn çalýþtýrýldýðý FOX, SKY televizyonlarýnýn, gazetelerinin, CNN ve “tarafsýz” BBC ile bunlarýn Türkiye’deki þubelerince yürütülen psikolojik savaþýn bugünkü menüsünde bir “müsamere” var.

“Müsamere”nin konusu, doðru haber veren gazetecilerin bulunduðu binaya dün tanklarla saldýran “düþman ordusu tarafýndan Baðdat’ýn kurtarýlýþý”.

Born Again Christian mezhebine baðlý Bush’la, ýrkçý rahiplerin desteklediði Blair’in “misyon ordusu”nun kaçýnýlmaz hezimeti hiçbir “müsamere” ile önlenemez, üzeri örtülemez.

Milliciler, vatanseverler Amerikan Propaganda Makinesi’nin ekranlarýnda oynanan “müsamere”yle sýnýrlý “iþgalcinin” bu “ekran zaferi”ne aldanmamalý..


Birlik ve Bütünleþme

4.07.2003

“Türk topraklarý, devleti, düþman iþgalinden kurtarýlana, tam baðýmsýzlýk kazanýlana kadar devam edecek Ýstiklâl Savaþýna katýlmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaþý olan herkes için zorunlu bir vatandaþlýk görevidir”


Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde yaþayan Türk milletinin Arap kökenli evlâtlarý!

Türk milletini sýrtýndan hançerleyen iç cephe ihaneti, Irak’ýn Kuzeyini bölücü ABD sömürgeciliðine üs haline getirenlerle akraba ise, Irak vatanýnda savaþanlarda senin akrabalarýn.

Türkiye ve Irak’taki vatan topraðýný satýlacak arsa gibi gören, etnik temelde bölüp parçalara ayýran mutlak liberalist, iç cephe ihanetleri akraba ise, Türkiye ve Irak’taki milli, sosyal, baðýmsýz devletler, baðýmsýzlýk cepheleri de akraba.

20’lerin Milli Mücadelesini hatýrla, ondan güç al, "Baðdat, daðý taþý, kadýný erkeði, Fýrat'ý ve Dicle'siyle Amerikanýn saldýrganlýðýný cevaplayacaktýr. Dünya halklarý Amerikan ve Ýngiliz saldýrganlýðýna karþý çýkacaktýr. Bölge devletleri medeniyetin yerine kaba kuvvetin hüküm sürmesine izin vermeyecektir. Çünkü bu saldýrý bütün insanlýða yapýlmaktadýr” diyen sese kulak ver!

Ýhanet için kullanýlan akrabalýk baðýný hatýrla, Irak topraklarýnda ölüm-kalým mücadelesi veren akraban için; sesini yükselt!...
"Baðdat, daðý taþý, kadýný erkeði, Fýrat'ý ve Dicle'siyle Amerikanýn saldýrganlýðýný cevaplayacaktýr. Dünya halklarý Amerikan ve Ýngiliz saldýrganlýðýna karþý çýkacaktýr. Bölge devletleri medeniyetin yerine kaba kuvvetin hüküm sürmesine izin vermeyecektir. Çünkü bu saldýrý bütün insanlýða yapýlmaktadýr...

Irak insanlýðýn gözleridir.

Dünyaya saðlam bir kafayla ve net bir bakýþ açýsýyla bakýyoruz"

Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin
..

‘Irak insanlýðýn gözleri’, Baðdat o gözlerin kalbidir.. Kalbimiz yerli yerinde”



Ýstiklâl Savaþýnda 19. gün

Milli Kuvvetlere

ABD-Ýngiltere’nin baþýný çektiði “Ýþgal koalisyonu”nun Irak’ý iþgal teþebbüsünün hezimetle sonuçlanacaðý kesinleþti.

“Altýn çölün kumlarý arasýnda kaybolmaya”, uðruna bütün bölgeyi 12 yýldýr zulme boðduklarý petrolün içinde boðulmaya mahkum ABD-Ýngiltere-Anzak Ýþgal güçlerini artýk Allah’tan baþka kimse kurtaramaz.

Yaratýcý, Irak’ýn meþru rejimini, BAAS’ý haklý buldu ki, “Born Again Christian” adlý mezhebin görüþlerine baðlý ABD Baþkaný Bush’la, Irak Devlet Baþkaný Saddam Hüseyin’in öldürülmesinin dine uygun olduðu þeklinde adeta fetva veren Anglikan Kilisesinin kutsal deðerleri sömürgeciliðe harcayan ýrkçý rahiplerinin desteðine sahip Blair’in “misyon ordusu”nu görülmemiþ bir hezimete uðratýyor.

Ufuk, Ýstiklâl Savaþý tarihiyle bütün baðlarýný koparmýþ, iradesi, bir an evvel sýnýr dýþýna çýkarýlmasý gereken ABD diplomatlarýna baðlý kukla hükümetin iþbirliðiyle Türk topraklarýný da koridor yapan iþgalci düþmanýn cehennemi hezimetinin habercisi bir kýzýllýkla alev alev.

Biz gaibi bilemeyiz, hezimetin tarihini veremeyiz. Ýþgalci düþman gibi “kýsa sürecek bir operasyon” diyemeyiz.

Kesin olan þu; makus talih Irak topraklarýnda yenildi. “Kýsa sürecek operasyon”, hava kuvvetleri desteði olmadan döðüþen Irak ordusu karþýsýnda acz içinde kývranan iþgalci düþmanýn Irak ve Türkiye sýnýrlarý dýþýna þekillendirilip, yeniden yapýlandýrýlmasýyla sonuçlanacaðý þimdiden belli bir Ýstiklâl Savaþýna dönüþtü.

Milli Kuvvetler, gerçek iktidar olduðunun bilinciyle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýný ve kanunlarý tanýmayan,Türk topraklarýnda iþgalci konumda bulunan düþmana karþý yasallýðýný Kurtuluþ Savaþý tarihinden, bu savaþýn hukukundan, maneviyatýndan alan bir karþý koyuþla, kararlar alýr, uygular.

Türk milletinin gerçek müttefiki köklü, tarihi iliþkilere sahip olduðu Irak Cumhuriyetiyle ortak tarihi düþmana karþý birlikte hareket eder.

TRT’de dahil, Türk milletine yönelik Ermeni Soykýrýmý edebiyatýnýn Arap milletine yönelik versiyonu olan, “Kürtler isyan etmediði halde Araplar onlarý kesti, kimyasal silâh kullandý” benzeri abartýlý Halepçe edebiyatýna baþlayan Amerikan Propaganda Makinesini etkisiz hale getirecek tedbirleri gecikmeksizin alýr.

“Bütün anlaþmazlýklarý ortadan kaldýrmalýyýz. Ve silâhlarýmýzý memleketimizi bölmek isteyen düzenbazlara çevirmeliyiz. Bu çaðrýyý dinlemezseniz piþman olacaksýnýz. Dinimizin, imansýz düþmanlarýmýzýn vaadlerine güvenmeyiniz!...

"Hakka inanan mücahitler yakýnda Arap dindaþlarýnýn misafiri olacak ve düþmaný dört bir yana daðýtacaklardýr. Dindaþ gibi yaþayalým.
Düþmanlarýmýz kahrolsun!"

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder
..

“Hayatýnda bir an bile olsa subaylýk yapmýþ, subaylýk izzetinefsini, þerefini duymuþ, ölümü küçümsemiþ bir insan, hayatta iken, düþmanýn tasarladýðý ve reva gördüðü bu muamelelere katlanamaz.

Onun yaþamak için bir çaresi vardýr:

Þerefini korumak!...

Halbuki düþmanlarýmýzýn da kastettiði, o þerefi ayaklar altýna almaktýr.

Dolayýsýyla subay için 'Ya istiklal, ya ölüm' vardýr”...

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder

..


“Türk askeri, Amerikan iþgal güçleriyle savaþacak ve düþmaný vatan topraklarýndan kovacak kudret ve cesarete sahiptir”..


“...O sýrada, salonun bir köþesinde demin iþaret ettiðim Balkan Savaþý komutanlarý, ateþli bir konuþma içindeydiler. Bir büyük Komutan diyordu ki:

-Efendim, bu Türk erlerinde hayýr yoktur, bunlar hayvan sürüsüdür. Yalnýz kaçmayý bilirler. Allah korusun, böyle duygusuz bir sürüye kimseyi komutan etmesin!

Kendi durumumu unutarak onlarla ilgilendim. Coþkun konuþmanýn en çok söyleyen komutanýna dedim ki:

-Paþam, biz de askeriz, biz de bu orduya komutanlýk etmiþ adamýz. Türk eri kaçmaz, kaçmak nedir bilmez.. Eðer Türk erinin kaçtýðýný görmüþseniz, hemen bilmeli ki, onun baþýnda bulunan en büyük komutan kaçmýþtýr. Eðer siz, kaçtýðýnýzýn yüz karasýný Türk erlerine yüklemek istiyorsanýz, insafsýzlýk ediyorsunuz.

Karþýmdaki General, beni tanýmýyordu, yahut tanýmamazlýktan geliyordu. Bir an durdu, saðýndaki, solundaki arkadaþlarýna sordu:

‘Bu kimdir?’

Fýsýltýlar, bu zât’ý aydýnlattý, ondan sonra suspus oldular”

Atatürk
Kurucu Ulusal Önder